Hayırlı Amellere Teşvik Eden Unsurlar ()

Muhammed Salih el-Muneccid

 

    Hayırlı Amellere Teşvik Eden Unsurlar

    |

    HAYIRLI AMELLERE TEŞVİK EDEN UNSURLAR

    ﴿المُحفِّزات إلى عمل الخيرات باللغة التركية ﴾

    [تركيTürkçe-Turkish-]

    Yazan

    Muhammed Salih el-Müneccid

    Terceme

    Muhammed Şahin

    2009 - 1430

    ﴿المُحفِّزات إلى عمل الخيرات باللغة التركية ﴾

    « باللغة التركية »

    محمد صالح المنجد

    ترجمة : محمد مسلم شاهين

    2009 - 1430

    Hamd, yalnızca Allah'adır.Salât ve selâm, Allah'ın elçisi Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-'in üzerine olsun.

    Hiç şüphesiz ki İslâm'da sevap kazanma ve hayırlı amellerde bulunma sahası çok geniş ve büyüktür.

    Nitekim Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- Allah Teâlâ'dan şöyle rivâyet eder:

    (( إِنَّ اللَّهَ كَتَبَ الْحَسَنَاتِ وَالسَّيِّئَاتِ ثُمَّ بَيَّنَ ذَلِكَ فَمَنْ هَمَّ بِحَسَنَةٍ فَلَمْ يَعْمَلْهَا كَتَبَهَا اللَّهُ لَهُ عِنْدَهُ حَسَنَةً كَامِلَةً فَإِنْ هُوَ هَمَّ بِهَا فَعَمِلَهَا كَتَبَهَا اللَّهُ لَهُ عِنْدَهُ عَشْرَ حَسَنَاتٍ إِلَى سَبْعِ مِائَةِ ضِعْفٍ إِلَى أَضْعَافٍ كَثِيرَةٍ وَمَنْ هَمَّ بِسَيِّئَةٍ فَلَمْ يَعْمَلْهَا كَتَبَهَا اللَّهُ لَهُ عِنْدَهُ حَسَنَةً كَامِلَةً فَإِنْ هُوَ هَمَّ بِهَا فَعَمِلَهَا كَتَبَهَا اللَّهُ لَهُ سَيِّئَةً وَاحِدَةً )) [ رواه البخاري ومسلم ]

    "Hiç şüphesiz ki Allah, iyiliklerle kötülükleri yazmış, sonra da bunları açıklamıştır.Bu sebeple her kim, bir iyilik yapmaya niyetlenir de onu yapmazsa,Allah kendi katından ona bir tam sevap yazar.Eğer iyiliği yapmaya niyet eder de yaparsa, Allah kendi katından ona ondan yedi yüz katına kadar, hatta kat kat sevap yazar.Kim bir kötülük yapmaya niyet eder de onu yapmazsa,Allah kendi katından ona bir tam sevap yazar.Eğer o kötülüğü yapmaya niyet eder de yaparsa, Allah ona sadece

    bir günah yazar." [1]

    Her kim, bir iyilik yapılmasına önayak olur ve o iyiliğe teşvik edip ona yönlendirirse, onun için büyük sevap vardır.

    Nitekim Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmaktadır:

    (( مَنْ دَعَا إِلَى هُدًى كَانَ لَهُ مِنْ الْأَجْرِ مِثْلُ أُجُورِ مَنْ تَبِعَهُ لاَ يَنْقُصُ ذَلِكَ مِنْ أُجُورِهِمْ شَيْئًا وَمَنْ دَعَا إِلَى ضَلاَلَةٍ كَانَ عَلَيْهِ مِنَ الْإِثْمِ مِثْلُ آثَامِ مَنْ تَبِعَهُ لاَ يَنْقُصُ ذَلِكَ مِنْ آثَامِهِمْ شَيْئًا )) [ رواه مسلم ]

    "Kim (insanları) doğru yola çağırırsa, kendisine uyanların sevaplarından hiçbir şey eksiltilmeksizin ona da aynısı verilir. Her kim de (insanları) sapıklığa çağırırsa, kendisine uyanların günahlarından hiçbir şey eksiltilmeksizin ona da aynısı verilir." [2]

    Sevap kazanma ve hayırlı amellerde bulunma yollarından bazıları şunlardır:

    1- (( مَنْ تَوَضَّأَ نَحْوَ وُضُوئِي هَذَا ثُمَّ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ لاَ يُحَدِّثُ فِيهِمَا نَفْسَهُ غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ )) [ رواه البخاري ومسلم ]

    1. "Her kim, benim abdestime benzer bir abdest alır, sonra da iki rekât (nâfile) namaz kılar, namazda iken nefsine hiçbir vesvese getirmezse, geçmiş günahları bağışlanır." [3]

    2- (( مَنْ ثَابَرَ عَلَى اثْنَتَيْ عَشْرَةَ رَكْعَةً فِي الْيَوْمِ وَاللَّيْلَةِ دَخَلَ الْجَنَّةَ، أَرْبَعًا قَبْلَ الظُّهْرِ وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَهَا، وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْمَغْرِبِ، وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْعِشَاءِ، وَرَكْعَتَيْنِ قَبْلَ الْفَجْرِ ))

    [ صحيح الترغيب، وصحاح سنن الترمذي، والنسائي، وابن ماجه للألباني ]

    2. "Her kim, gece ve gündüz azim ve sabırla on iki rekât (nâfile) namaz kılmaya devam ederse, cennete girer. (Bu on iki rekâtlık namaz şunlardır:) Öğle namazının farzından önce dört, farzından sonra iki, akşam namazının farzından sonra iki, yatsı namazının farzından sonra iki ve sabah namazının farzından önce iki rekâttır." [4]

    3- (( مَنْ مَشَى إِلَى صَلاَةٍ مَكْتُوبَةٍ فيِ الْجَمَاعَةِ فَهِيَ كَحَجَّةٍ، وَمَنْ مَشَى إِلَى صَلاَةٍ تَطَوُّعٍ فَهِيَ كَعُمْرَةٍ )) [ صحيح الجامع ]

    3. "Her kim, farz namazı cemaatle kılmak için (abdestli bir halde) yürüyerek (mescide) giderse, ona bir hac sevabı verilir. Her kim de nâfile bir namazı kılmak için (abdestli bir halde) yürüyerek (mescide) giderse,ona bir umre sevabı verilir." [5]

    4- (( مَنْ صَلَّى صَلاَةَ الصُّبْحِ فَهُوَ فِي ذِمَّةِ اللَّهِ، فَلاَ يَطْلُبَنَّكُمْ اللَّهُ مِنْ ذِمَّتِهِ بِشَيْءٍ، فَإِنَّهُ مَنْ يَطْلُبْهُ مِنْ ذِمَّتِهِ بِشَيْءٍ يُدْرِكْهُ ثُمَّ يَكُبَّهُ عَلَى وَجْهِهِ فِي نَارِ جَهَنَّمَ )) [ رواه مسلم ]

    4. "Her kim, sabah namazını (cemaatle) kılarsa, o (dünya ve âhirette) Allah'ın himâyesinde olur.Bu sebeple sizinle Rabbiniz arasındaki ahdi bozarak sabah namazını terketme-yin ki, Allah da onu size sormasın.Zirâ her kim, kendisi ile Rabbi arasındaki ahdi bozarsa, Allah onu alır, sonra da onu yüzüstü sürükleye sürükleye cehenneme atar." [6]

    5- (( مَنْ تَوَضَّأَ لِلصَّلاَةِ فَأَسْبَغَ الْوُضُوءَ ثُمَّ مَشَى إِلَى الصَّلاَةِ الْمَكْتُوبَةِ فَصَلاَّهَا مَعَ النَّاسِ غُفِرَ لَهُ ذُنُوبَهُ ))[ رواه مسلم والنسائي ]

    5. "Her kim,namaz için güzel bir şekilde abdest aldıktan sonra farz namaza gider ve insanlarla beraber namazı kılarsa, günahları bağışlanır." [7]

    6- (( مَنْ صَلَّى لِلَّهِ أَرْبَعِينَ يَوْمًا فِي جَمَاعَةٍ يُدْرِكُ التَّكْبِيرَةَ الْأُولَى كُتِبَتْ لَهُ بَرَاءَتَانِ بَرَاءَةٌ مِنْ النَّارِ وَبَرَاءَةٌ مِنْ النِّفَاقِ ))

    [ رواه الترمذي وصححه الألباني ]

    6. "Her kim, Allah rızâsı için, iftitah tekbirini idrak etmek sûretiyle kırk gün cemaatle (farz) namazı kılarsa,onun için iki şeyden beraat yazılır: Cehennemden kurtulmak ve nifaktan emîn olmak." [8]

    7- (( مَنْ اتَّبَعَ جَنَازَةَ مُسْلِمٍ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا وَكَانَ مَعَهُ حَتَّى يُصَلَّى عَلَيْهَا وَيَفْرُغَ مِنْ دَفْنِهَا فَإِنَّه يَرْجِعُ مِنْ الْأَجْرِ بِقِيرَاطَيْنِ كُلُّ قِيرَاطٍ مِثْلُ أُحُدٍ وَمَنْ صَلَّى عَلَيْهَا ثُمَّ رَجَعَ قَبْلَ أَنْ تُدْفَنَ فَإِنَّهُ يَرْجِعُ بِقِيرَاطٍ )) [ رواه البخاري ]

    7. "Her kim, fazîletine inanarak ve sevabını Allah'tan umarak müslüman birinin cenâzesine iştirak eder,cenâze namazı kılınıp defnedilinceye kadar onunla beraber olursa, iki kırât sevap ile döner.Her kırât,Uhud dağı büyüklüğündedir.Kim de namazını kılıp cenâze defnedilmeden önce dönerse, bir kırât sevapla döner." [9]

    8- (( مَنْ حَجَّ هَذَا الْبَيْتَ فَلَمْ يَرْفُثْ وَلَمْ يَفْسُقْ رَجَعَ كَمَا وَلَدَتْهُ أُمُّهُ )) [ رواه البخاري ]

    8. "Her kim, bu Beyt'i hacceder, (ihramlıyken) eşiyle cinsel ilişkide bulunmaz ve kötü söz söylemezse, anasından doğduğu (gün) gibi günahsız olarak (ehline) döner." [10]

    9- (( مَنْ طَافَ بِالْبَيْتِ وَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ كَانَ كَعِتْقِ رَقَبَةٍ ))

    [ رواه ابن ماجه وصححه الألباني ]

    9. "Her kim,Beytullah'ı tavaf eder ve (sonra da) iki rekât namaz kılarsa, bir köleyi hürriyetine kavuşturmuş gibi ona sevap verilir." [11]

    10- ((مَنْ طَلَبَ الشَّهَادَةَ صَادِقًا أُعْطِيَهَا وَلَوْ لَمْ تُصِبْهُ ))

    [ رواه مسلم ]

    10. "Her kim, samimî olarak şehit olmayı isterse, şehit olmasa bile kendisine şehit sevabı verilir." [12]

    11- ((مَنْ غَسَّلَ مَيِّتًا فَسَتَرَهُ سَتَرَهُ اللهُ مِنَ الذُّنُوبِ وَمَنْ كَفَّنَهُ كَسَاهُ اللهُ مِنَ السُّنْدُسِ )) [ صحيح الجامع ]

    11. "Her kim bir cenâzeyi yıkar da o cenâzenin kusur ve ayıplarını örterse (gizlerse), Allah da onun günahlarını örter. Her kim de bir cenâzeye kefen giydirirse,Allah da ona

    (cennette) sündüs (ipek)'ten (elbise) giydirir." [13]

    12- ((مَنِ اسْتَغْفَرَ لِلْمُؤْمِنِينَ وَلِلْمُؤْمِنَاتِ كَتَبَ اللهَ لَهُ بِكُلِّ مُؤْمِنٍ وَمُؤْمِنَةٍ حَسَنَةٌ )) [ صحيح الجامع ]

    12. "Her kim, erkek ve kadın mü'minler için istiğfarda bulunursa, Allah da ona, her erkek ve kadın mü'min sayısınca sevap yazar."[14]

    13- (( مَنْ قَرَأَ حَرْفًا مِنْ كِتَابِ اللَّهِ فَلَهُ بِهِ حَسَنَةٌ وَالْحَسَنَةُ بِعَشْرِ أَمْثَالِهَا لاَ أَقُولُ الم حَرْفٌ وَلَكِنْ أَلِفٌ حَرْفٌ وَلاَمٌ حَرْفٌ وَمِيمٌ حَرْفٌ )) [ رواه الترمذي وصححه الألباني ]

    13. "Her kim, Allah'ın kitabından bir harf okursa, ona bir hasene verilir.Bir hasene de on misli iledir.Elif,Lâm,Mîm bir harftir demiyorum.Lâkin Elif bir harf, Lâm bir harf, Mîm de

    bir harftir." [15]

    14- (( مَنْ قَالَ سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ فِي يَوْمٍ مِائَةَ مَرَّةٍ حُطَّتْ خَطَايَاهُ وَإِنْ كَانَتْ مِثْلَ زَبَدِ الْبَحْرِ))[ رواه البخاري ومسلم ]

    14. “Her kim, günde yüz defa; ‘Subhânallahi ve bihamdihi’ derse, günahları deniz köpüğü kadar bile olsa bağışlanır.’’ [16]

    15- (( مَنْ صَلَّى عَلَيَّ حِينَ يُصْبِحُ عَشْراً، وَحِينَ يُمْسِي عَشْراً، أَدْرَكَتْهُ شَفَاعَتِي يَوْمَ الْقِيَامَةِ )) [ صحيح الجامع ]

    15."Her kim,sabahladığında ve akşamladığında bana on defa salavatta bulunursa,kıyâmet günü şefaatim ona ulaşır." [17]

    16- ((مَنْ بَنَى لِلَّهِ مَسْجِدًا بَنَى اللهُ لَهُ بَيْتاً فِي الْجَنَّةِ أَوْسَعُ مِنْهُ )) [ رواه أحمد وصححه الألباني ]

    16. "Her kim, Allah rızâsı için bir mescit yaptırırsa, Allah da ona cennette o mescitten daha geniş bir ev yapar." [18]

    17- (( مَنْ قَالَ سُبْحَانَ اللَّهِ الْعَظِيمِ وَبِحَمْدِهِ غُرِسَتْ لَهُ نَخْلَةٌ فِي الْجَنَّةِ )) [ رواه الترمذي وصححه الألباني ]

    17. "Her kim, 'Subhânallahil-azîm ve bihamdih' derse, cennette onun için bir hurma ağacı dikilir." [19]

    18- (( مَنْ قَالَ فِي يَوْمٍ مِائَةَ مَرَّةٍ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، كَانَ لَهُ عَدْلُ عَشْرِ رِقَابٍ، وَكُتِبَتْ لَهُ مِائَةُ حَسَنَةٍ، وَمُحِيَ عَنْهُ مِائَةُ سَيِّئَةٍ، وَكُنَّ لَهُ حِرْزًا مِنْ الشَّيْطَانِ سَائِرَ يَوْمِهِ إِلَى اللَّيْلِ، وَلَمْ يَأْتِ أَحَدٌ بِأَفْضَلَ مِمَّا أَتَى بِهِ إِلاَّ مَنْ قَالَ أَكْثَرَ )) [ رواه ابن ماجه وصححه الألباني ]

    “Her kim, günde yüz defa;'Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh. Lehu’l-mulku ve lehu’l-hamdu ve huve alâ kulli şey’in kadîr’ derse, on köleyi hürriyetine kavuşturmuş gibi sevâp kazanır. Ona yüz sevâp yazılır ve onun yüz günahı silinir. (Ayrıca bu duâ) o gün akşamlayıncaya kadar O’nu-Allah’ın izniyle- şeytanın şerrinden koruyan bir sığınak olur. Hiç kimse bu duânın kazandırdığı mükâfatın bir benzerini yerine getirmemiştir.Ancak bundan daha fazla söyleyerek daha fazla sevâp kazanan kimse bundan müstesnâdır.”[20]

    19- (( مَنْ حَفِظَ عَشْرَ آيَاتٍ مِنْ أَوَّلِ سُورَةِ الْكَهْفِ عُصِمَ مِنْ فِتْنَةِ الدَّجَّالِ )) [ صحيح الجامع ]

    19. "Her kim, Kehf sûresinin başından on âyet ezberlerse, Deccal fitnesinin şerrinden korunur (emîn olur)." [21]

    20- (( مَنْ رَأَى مُبْتَلًى فَقَالَ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي عَافَانِي مِمَّا ابْتَلاَكَ بِهِ وَفَضَّلَنِي عَلَى كَثِيرٍ مِمَّنْ خَلَقَ تَفْضِيلاً لَمْ يُصِبْهُ ذَلِكَ الْبَلاَءُ )) [ رواه الترمذي وصححه الألباني ]

    20. “Her kim,belâya uğramış birisini gördüğü zaman, 'sana verdiği belâdan beni âfiyette kılan ve beni yarattıklarından çoğu üzerine tercih ederek üstün kılan Allah’a hamdolsun' derse, o belâ kendisine ulaşmaz.”[22]

    21- (( مَنْ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَريِكَ لَهُ ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَ عَلىَ كُلِّ شَيْءٍ قَديِرٌ ، عشراً كان كمن أعتق رقبة من ولد إسماعيل)) [ رواه الترمذي وصححه الألباني ]

    “Her kim, on defa; 'Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh. Lehu’l-mulku ve lehu’l-hamdu ve huve alâ kulli şey’in kadîr’ derse, İsmâil-aleyhisselâm-'ın zürriyetinden bir köleyi hürriyetine kavuşturmuş (gibi) sevâp kazanır.”[23]

    22- (( مَنْ صَلَّى عَلَيَّ صَلاَةً صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ بِهَا عَشْرًا ))

    [ رواه الترمذي وصححه الألباني ]

    22."Her kim,bana bir defa salavatta bulunursa[24], Allah da ona on defa salavatta bulunur." [25]

    23- (( اَلأَنْصَارُ لاَ يُحِبُّهُمْ إِلاَّ مُؤْمِنٌ، وَلاَ يُبْغِضُهُمْ إِلاَّ مُنَافِقٌ، فَمَنْ أَحَبَّهُمْ أَحَبَّهُ اللَّهُ، وَمَنْ أَبْغَضَهُمْ أَبْغَضَهُ اللَّهُ ))

    [ رواه البخاري ومسلم ]

    23- "Ensârı, ancak mü'min sever ve onlardan ancak münâfık nefret eder.Kim onları severse, Allah da onu sever, kim de onlardan nefret ederse, Allah da ondan nefret eder." [26]

    24- (( مَنْ أَنْظَرَ مُعْسِرًا أَوْ وَضَعَ لَهُ أَظَلَّهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ تَحْتَ ظِلِّ عَرْشِهِ يَوْمَ لاَ ظِلَّ إِلاَّ ظِلُّهُ )) [ رواه الترمذي وصححه الألباني ]

    24- "Her kim,bir borçluya borcunu ödemesi için süresini uzatır veya alacağının (hepsini ya da bir kısmını almaktan) vazgeçer ise,Allah Teâlâ kıyâmet günü, hiçbir gölgenin olmadığı o günde onu arşının gölgesinde gölgelendirir." [27]

    25- ((مَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ )) [ مسلم ]

    "Kim,bir müslümanı çirkin bir fiil işlerken görür de onu insanlara teşhir etmeyip bu ayıbını örterse, Allah da kıyâmet günü onun ayıbını örter." [28]

    26- (( مَنْ كَانَ لَهُ ثَلاَثُ بَنَاتٍ فَصَبَرَ عَلَيْهِنَّ وَأَطْعَمَهُنَّ وَسَقَاهُنَّ وَكَسَاهُنَّ مِنْ جِدَتِهِ كُنَّ لَهُ حِجَابًا مِنْ النَّارِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ )) [ رواه ابن ماجه وصححه الألباني ]

    "Her kimin üç tane kızı olur da onlara sabreder ve malından onları yedirir, içirir ve giydirirse, (bu kız evlâtlar) kıyâmet günü cehenneme karşı onun için perde olurlar." [29]

    27- (( مَنْ ذَبَّ عَنْ عِرْضِ أَخِيهِ بِالْغِيبَةِ كَانَ حَقًّا عَلَى اللَّهِ أَنْ يُعْتِقَهُ مِنْ النَّارِ )) [ صحيح الترغيب ]

    27. "Her kim, müslüman kardeşinin namusunu gıyabında savunursa, onu cehennemden azad etmesi, Allah'ın üzerine bir haktır." [30]

    28- (( مَنْ كَظَمَ غَيْظًا وَهُوَ قَادِرٌ عَلَى أَنْ يُنْفِذَهُ دَعَاهُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ عَلَى رُءُوسِ الْخَلاَئِقِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ حَتَّى يُخَيِّرَهُ اللَّهُ مِنْ الْحُورِ الْعِينِ مَا شَاءَ )) [ رواه الترمذي وصححه الألباني ]

    28. "Her kim, istediğini yerine getirmeye gücü yettiği halde öfkesine hâkim olursa, Allah-azze ve celle- de kıyâmet günü insanlar arasından onu çağırır (onu methederek onunla iftihar eder ve) hurilerden dilediğini almakta onu serbest bırakır." [31]

    29- (( مَا نَقَصَتْ صَدَقَةٌ مِنْ مَالٍ وَمَا زَادَ اللَّهُ عَبْدًا بِعَفْوٍ إِلاَّ عِزًّا وَمَا تَوَاضَعَ أَحَدٌ لِلَّهِ إِلاَّ رَفَعَهُ اللَّهُ )) [ رواه الترمذي وصححه الألباني]

    29. "Sadaka, maldan hiçbir şey eksiltmez. Bir kul, affedici ve bağışlayıcı oldukça Allah onu izzetli kılar.Her kim,Allah için mütevâzi olursa, Allah da onu (âhirette) yüceltir." [32]

    30- (( مَنْ أَحَبَّ أَنْ يُبْسَطَ لَهُ فِي رِزْقِهِ وَيُنْسَأَ لَهُ فِي أَثَرِهِ فَلْيَصِلْ رَحِمَهُ)) [ رواه البخاري ومسلم ]

    30."Her kim, rızkının genişleyip çok olmasını ve hayatının geri kalan bölümünde kendisi için (bereketli olarak) saklanmasını istiyorsa, yakın akrabasına iyilikte bulunsun." [33]

    31- (( مَنْ قَتَلَ وَزَغًا فِي أَوَّلِ ضَرْبَةٍ كُتِبَتْ لَهُ مِائَةُ حَسَنَةٍ وَفِي الثَّانِيَةِ دُونَ ذَلِكَ وَفِي الثَّالِثَةِ دُونَ ذَلِكَ )) [ رواه مسلم ]

    "Her kim, bir kertenkeleyi ilk vuruşta öldürürse, kendisine yüz sevap yazılır.İkinci vuruşta öldürürse ondan aşağı, üçüncü vuruşta öldürürse ondan aşağı sevap yazılır." [34]

    [1] Buhârî, hadis no: 6010. Müslim, hadis no: 187

    [2] Müslim

    [3] Buhârî ve Müslim

    [4] Elbânî'nin; Sahihut-Terğîb; hadis no:580, Tirmizî; hadis no:328, Nesâî; hadis no:1693 ve İbn-i Mâce; hadis no:935 sünenlerinin sahihleri.

    [5] Sahîhul-Câmi'; hadis no: 6556

    [6] Müslim

    [7] Müslim ve Nesâî

    [8] Hadisi Tirmizî rivâyet etmiş, Elbânî de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

    [9] Buhârî

    [10] Buhârî

    [11] Hadisi İbn-i Mâce rivâyet etmiş, Elbânî de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

    [12] Müslim

    [13] Sahîhul-Câmi'; hadis no: 6403

    [14] Sahîhul-Câmi'; hadis no: 6426

    [15] Hadisi Tirmizî rivâyet etmiş, Elbânî de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

    [16] Buhârî ve Müslim

    [17] Sahîhul-Câmi'; hadis no: 6357

    [18] Hadisi İmam Ahmed rivâyet etmiş, Elbânî de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

    [19] HadisiTirmizî rivâyet etmiş, Elbânî de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

    [20] Buhârî ve Müslim

    [21] Sahîhul-Câmi'; hadis no: 6201

    [22] HadisiTirmizî rivâyet etmiş, Elbânî de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

    [23] Hadisi Tirmizî rivâyet etmiş, Elbânî de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

    [24] Salât kelimesi,duâ anlamındadır.Allah Teâlâ'nın kuluna salvatta bulunması; ona rahmet ve mağfiret etmesi demektir.Meleklerin insana salavatta bulunması; meleklerin onun için istiğfarda bulunmaları demektir.İnsanın insana salavatta bulunması ise;ona duâ etmesi demektir. (Mütercim).

    [25] Hadisi Tirmizî rivâyet etmiş, Elbânî de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

    [26] Buhârî ve Müslim

    [27] Buhârî

    [28] Buhârî; hadis no: 2262, Müslim; hadis no: 4677

    [29] Hadisi İbn-i Mâce rivâyet etmiş, Elbânî de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

    [30] Sahîhut-Terğîb; hadis no: 2847

    [31] Hadisi Tirmizî rivâyet etmiş, Elbânî de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

    [32] Hadisi Tirmizî rivâyet etmiş, Elbânî de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

    [33] Buhârî ve Müslim

    [34] Müslim