Mevlid-i Nebevî günü ile dînî bayramları kutlamak ve bu günlerde yemek yedirmek

Tanımlama

Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye’nin cevapladığı sorunun metni şöyledir: "Her yıl Mevlid-i Nebevî gecesi Kur’an-ı Kerim’i hatmeden kimsenin hükmü nedir? Yine bu gecede fakirlere ve yoksullara yemek yedirmenin hükmü nedir?"

Download
Site Yetkilisine Mesaj Yaz

Ayrıntılı açıklama

    Mevlid-i Nebevî günü ile dînî bayramları kutlamak

    ve bu günlerde yemek yedirmek

    ﴿ الاحتفال بالموالد والمواسم وإطعام الطعام فيها ﴾

    ] Türkçe – Turkish – تركي [

    Muhammed Salih el-Muneccid

    Terceme : Muhammed Şahin

    Tetkik : Ali Rıza Şahin

    2010 - 1431

    ﴿ الاحتفال بالموالد والمواسم وإطعام الطعام فيها ﴾

    « باللغة التركية »

    محمد صالح المنجد

    ترجمة: محمد مسلم شاهين

    مراجعة: علي رضا شاهين

    2010 - 1431

    Soru:

    Her yıl Mevlid-i Nebevî gecesi Kur'an-ı Kerim'i hatmeden kimsenin hükmü nedir?

    Yine bu gecede fakirlere ve yoksullara yemek yedirmenin hükmü nedir?

    Cevap:

    Hamd, yalnızca Allah'adır.

    "Yemek yedirmek için Ramazan ve Kurban bayramı ile Teşrik günlerinde insanları toplayıp bir araya getirmek; Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, müslümanlar için meşrû kıldığı İslâm dîninin şiârındandır. Yemek yedirmek sûretiyle fakir ve yoksullara Ramazan ayında yardım etmek de, İslâm'ın sünnetlerindedir.

    Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

    (( مَنْ فَطَّرَ صَائِمًا كَانَ لَهُ مِثْلُ أَجْرِهِ، غَيْرَ أَنَّهُ لَا يَنْقُصُ مِنْ أَجْرِ الصَّائِمِ شَيْئًا.)) [ رواه أحمد والترمذي وابن ماجه ]

    "Kim, bir oruçluyu iftar ettirirse (iftarda ona yemek yedirirse), kendisine oruçlu kadar sevap verilir. Oruçlunun sevâbından da hiçbir şey eksilmez."[1]

    (Kur'an kurslarında) Kur'an-ı Kerim okuyan (hâfız) fakirlere yardım etmek, her zaman için salih ameldir. Bu konuda onlara yardım eden kimse, ecirde onlara ortaktır.

    Mevlid-i Nebevî gecesi olduğu söylenen Rebiül-Evvel ayının bazı geceleri gibi... Receb ayının bazı geceleri (İsrâ ve Mirac gecesi) gibi... Zilhicce ayının onsekizinci gecesi gibi... Receb ayının ilk Cuma günü (Berat kandili) gibi... Câhil kimselerin, 'İyilerin Bayramı'[2] diye adlandırdıkları Şevval ayının 8. günü gibi... Dînen meşrû kılınmayan mevsimlerin dışındaki bir mevsimi bayram edinmek, ilk müslümanların müstehap görmedikleri ve yapmadıkları bid'atlardır."[3]

    & & & & & &

    [1] Ahmed, Tirmizî ve İbn-i Mâce

    [2] Mısır'da bazı câhil kimseler, Şevvâl ayının birinci gününü bayram yaptıktan sonra ikinci günden itibaren Şevval orucunu tuttuktan sonra 8. günü: 'İyilerin Bayramı' olarak adlandırıp bu günü bayram olarak kutlamaktadırlar. Malesef Ezher âlimleri de bu çirkin bid'ata ses çıkarmayıp göz yummaktadırlar. Gerçekte bu bayram, günahkârların bayramıdır.Zirâ bu günde Hz. Hüseyin veya Hz. Zeyneb mescidinde erkeklerle kadınlar karma bir şekilde biraraya gelip birbirleriyle tokalaşmaktadırlar!!! Bu tokalaşma sırasında birbirleriyle câhiliye döneminin sözleriyle konuşmakta, ardından da pirinç pilavını pişirrmeye gitmektedirler. (Çeviren)

    [3] Mecmû'u Fetâvâ Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye; c: 25, s: 298.

    Bilimsel kategoriler: