Yüzünü ve başını açmış halde oruç tutmak isteyen kadın

Tanımlama

Ben, düzenli olarak oruç tutuyorum. Doğru bir şekilde hicab ile örtünmezsem orucumun sahih olup-olmadığını öğrenmek istiyorum. Zirâ ben, işe gittiğim zaman saçımı, boynumu ve ellerimi açık bırakmakta, fakat diğer yerlerimi örtmekteyim.

Download
Site Yetkilisine Mesaj Yaz

Ayrıntılı açıklama

    Yüzünü ve başını açmış halde oruç tutmak isteyen kadın

    تريد الصيام وهي تكشف الوجه والشعر

    [ تركي - Turkish - Türkçe ]

    şeyh Muhammed Salih el-Muneccid

    الشيخ محمد صالح المنجد

    Terceme: IslamQa
    koordinasyon: Sitesi Islamhouse


    ترجمة: موقع الإسلام سؤال وجواب
    تنسيق: موقع IslamHouse.com

    2013 - 1434

    Yüzünü ve başını açmış halde oruç tutmak isteyen kadın

    Ben, düzenli olarak oruç tutuyorum. Doğru bir şekilde hicab ile örtünmezsem orucumun sahih olup-olmadığını öğrenmek istiyorum. Zirâ ben, işe gittiğim zaman saçımı, boynumu ve ellerimi açık bırakmakta, fakat diğer yerlerimi örtmekteyim.

    Hamd, yalnızca Allah'adır.

    Orucun kabul olunması ve ecrinin kat kat olabilmesi için yabancı erkeklerin önünde tam hicaba sıkı sıkıya bağlı kalmanızı size tavsiye ederiz. Aynı şekilde namaz ve diğer salih amellerde de böyledir. Müslüman bir kadın, hicabı terk ederek oruç tuttuğu zaman, orucu sahihtir.Fakat hicabı terk ettiği için günahkâr olur. Yüzü açmak, orucun sıhhatına bir zararı olmaz.Fakat açılıp-saçılan kadın,Allah Teâlâ'nın örtünme emrine aykırı davrandığı için cehennem azabıyla tehdit edilmiştir.

    Ey Allah'ın kulu kadın, Allah Teâlâ'nın şu emirlerine sıkı sıkıya sarılmanı tavsiye ederiz:

    ((يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِأَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَاءِ الْـمُؤْمِنِينَ يُدْنِينَ عَلَيْهِنَّ مِن جَلَابِيبِهِنَّ ذَلِكَ أَدْنَى أَن يُعْرَفْنَ فَلاَ يُؤْذَيْنَ وَكَانَ اللهُ غَفُورًا رَحِيمًا)) [سورة الأحزاب الآية: 59]

    "Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mümin kadınlara söyle: Ev dışına çıktıkları zaman dış elbiselerini (cilbablarını) üzerlerine salıversinler. Böyle yapmaları, onların tanınmaları (hür kadınlar oldukları, köle kadınlar olmadıkları bilinmeleri) ve kendilerine sarkıntılık edilerek incitilmemeleri bakımından en uygun bir davranıştır. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir." (Ahzâb Sûresi: 59)

    ((وَقُل لِّلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ أَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَى جُيُوبِهِنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ أَوْ آبَائِهِنَّ أَوْ آبَاء بُعُولَتِهِنَّ أَوْ أَبْنَائِهِنَّ أَوْ أَبْنَاء بُعُولَتِهِنَّ أَوْ إِخْوَانِهِنَّ أَوْ بَنِي إِخْوَانِهِنَّ أَوْ بَنِي أَخَوَاتِهِنَّ أَوْ نِسَائِهِنَّ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُنَّ أَوِ التَّابِعِينَ غَيْرِ أُوْلِي الْإِرْبَةِ مِنَ الرِّجَالِ أَوِ الطِّفْلِ الَّذِينَ لَمْ يَظْهَرُوا عَلَى عَوْرَاتِ النِّسَاء وَلَا يَضْرِبْنَ بِأَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْفِينَ مِن زِينَتِهِنَّ وَتُوبُوا إِلَى اللَّهِ جَمِيعاً أَيُّهَا الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ)) [سورة النور: 31]

    "(Ey Nebi!) Mü’min kadınlara söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) esirgesinler ve ırzlarını (Allah’ın haram kıldığı şeylerden) korusunlar. Görünen kısmı müstesnâ olmak üzere, zînetlerini (yabancı erkeklere) göstermesinler. Başörtülerini, (başlarından) göğüslerinin üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları,erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi (mü’min) kadınları, ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden âilenin kadınına şehvet duymayan (başkalarının yardımına muhtaç olan saf kimseler gibi) tâbi kimseler veya henüz kadınların kadınlık hallerinin farkında olmayan (henüz şehvet duymayan) çocuklardan başkasına (gizli) zînetlerini göstermesinler. (Yolda yürürken) gizlemekte oldukları zînetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler! (Size emretmiş olduğu bu güzel sıfatlara ve övülen hasletlere) toptan Allah'a (itaat etmek sûretiyle) dönün (ve câhiliye toplumunun üzerinde bulunduğu kötü ahlâk ve sıfatları terkedin) ki (dünya ve âhirette) kurtuluşa eresiniz." (Nur Sûresi: 31).