Düşünce özgürlüğü sözünü kullanmanın hükmü

Tanımlama

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn’in cevapladığı sorunun metni şöyledir:" "Düşünce özgürlüğü" sözünü işitiyor ve okuyoruz. Oysa bu söz, inanç özgürlüğüne bir çağrıdır. Bu konuda sizin değerlendirmeniz nedir?"

Download
Site Yetkilisine Mesaj Yaz

Ayrıntılı açıklama

    Düşünce özgürlüğü sözünü kullanmanın hükmü

    ] Türkçe – Turkish – تركي [

    Muhammed b. Salih el-Useymîn

    Terceme : Muhammed Şahin

    Tetkik : Ali Rıza Şahin

    2013 - 1434

    حكم استعمال كلمة حرية الفكر

    « باللغة التركية »

    محمد بن صالح العثيمين

    ترجمة: محمد مسلم شاهين

    مراجعة: علي رضا شاهين

    2013 - 1434

    Soru:

    "Düşünce özgürlüğü" sözünü işitiyor ve okuyoruz. Oysa bu söz, inanç özgürlüğüne bir çağrıdır. Bu konuda sizin değerlendirmeniz nedir?

    Cevap:

    Bizim bu konudaki değerlendirmemiz şudur:

    İnsanın dilediği dîne inanacağı bir inanç özgürlüğü-nün olmasını câiz gören kimse kâfirdir. Çünkü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’in getirdiği dînden başka bir dîni benimsemenin câiz olduğuna inanan kimse, Allah -azze ve celle-'yi inkâr eden bir kâfirdir.Bu kimsenin tevbe etmesi istenir. Eğer tevbe etmezse, (mürted olduğu için) öldürülmesi gerekir.

    Dînler,düşünce ve fikirler değildir.Fakat dînler,Allah -azze ve celle-'nin kullarının üzerinde yürümeleri için Allah tarafından elçilerine indirilen vahiydir.Bu kelimenin, yani onunla dîn kast edilen düşünce kelimesinin İslâmî kitapların sözlüklerinden atılması gerekir.Çünkü o, bu bozuk anlama, yani İslâm bir düşüncedir, Hristiyanlık bir düşüncedir, Yahudilik bir düşüncedir denilmesine yol açmaktadır.Bu,dînlerin dileyen kimsenin benimsediği beşerî soyut düşünceler olduğu anlayışının doğmasına sebep olmaktadır. Gerçekte semâvî dînler, Allah -azze ve celle- katından gelen semâvî dînlerdir.İnsan, bunların Allah tarafından vahiy olduğuna inanır. Allah’ın kulları bununla O'na ibâdet ederler. Bunlara "düşünce" denilmesi câiz değildir.

    Kısacası: Bir kimsenin dilediği dîni benimsemesinin câiz olduğuna ve konuda özgür olduğuna inanan kimse, Allah -azze ve celle-'yi inkâr eden bir kâfirdir.

    Çünkü Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmaktadır:

    ﴿ وَمَن يَبۡتَغِ غَيۡرَ ٱلۡإِسۡلَٰمِ دِينٗا فَلَن يُقۡبَلَ مِنۡهُ وَهُوَ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ مِنَ ٱلۡخَٰسِرِينَ ٨٥ ﴾ [ سورة آل عمران الآية :85 ]

    "Kim İslâm'dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan asla kabul edilmeyecek ve o, âhirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır."[1]

    Allah Teâlâ yine şöyle buyurmaktadır:

    ﴿إِنَّ ٱلدِّينَ عِندَ ٱللَّهِ ٱلۡإِسۡلَٰمُۗ ...﴾

    [ سورة آل عمران من الآية :19 ]

    "Şüphesiz ki Allah katında gerçek dîn, İslâm'dır."[2]

    Bir kimsenin, İslâm’dan başka bir dînin câiz olduğuna ve onunla ibâdet edilebileceğine inanması câiz değildir. Aksine böyle bir şeye inandığı zaman, kendisini dînden çıkaran bir küfürle kâfir olduğunu ilim adamları açıkça belirtmişlerdir.

    & & & & & &

    [1] Âl-i İmrân Sûresi:85

    [2] Âl-i İmrân Sûresi: 19

    Görüşün Bizim İçin Önemli