Gıyabi cenaze namazının hükmü

Tanımlama

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn’in cevapladığı sorunun metni şöyledir:" Gıyabî cenaze namazı mutlak olarak meşru mudur, yoksa belli şartları var mıdır?"

Download
Site Yetkilisine Mesaj Yaz

Ayrıntılı açıklama

    Gıyabi cenaze namazının hükmü

    ] Türkçe – Turkish – تركي [

    Muhammed b. Salih el-Useymîn

    Terceme : Muhammed Şahin

    Tetkik : Ali Rıza Şahin

    2013 - 1434

    حكم الصلاة على الغائب

    « باللغة التركية »

    محمد بن صالح العثيمين

    ترجمة: محمد مسلم شاهين

    مراجعة: علي رضا شاهين

    2013 - 1434

    Soru:

    Gıyabî cenaze namazı mutlak olarak meşru mudur, yoksa belli şartları var mıdır?

    Cevap:

    İlim ehlinin görüşlerinden tercih edilen görüşe göre gıyabî cenaze namazı meşru değildir. Sadece cenaze namazı kılınmayan ölünün gıyabî cenaze namazı kılınır.

    Örneğin bir kimse kâfir bir ülkede vefat eder de hiç kimse tarafından cenaze namazı kılınmazsa veya denizde ya da nehir de boğulursa veyahut da bir vadiden düşer ve cesedine ulaşılamazsa, bu takdirde onun gıyabi cenaze namazını kılmak gerekir.

    Cenaze namazı kılınan kimseye gelince, sahih olan görüşe göre onun gıyabi namazını kılmak meşru değildir. Çünkü bu, -Necâşî'nin kıssası dışında- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünnetinde geçmemiştir. Zirâ Necâşî-’nin kendi ülkesinde cenaze namazı kılınmamıştı. Bu sebeple Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Medîne’de onun cenaze namazını kılmıştır.[1]

    Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in zamanında nice büyük adamlar ve liderler öldüğü halde Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in onların cenaze namazlarını kıldığına dâir bir şey nakledilmemiştir.

    Bazı ilim ehli şöyle demiştir:

    "Malı, çalışması ve ilmiyle dîne yararlı olmuş kimsenin gıyabi cenaze namazı kılınır. Böyle olmayanın ise kılınmaz."

    Diğer bazı ilim ehli ise şöyle demiştir:

    "Gıyabi cenaze namazı mutlak olarak kılınır."

    En zayıf görüş de bu ikinci görüştür.

    [1] Buhârî, "Kitâbu Menâkıbi’l-Ensar, Bâbu Mevti’n-Necâşî", hadis no: 65. Müslim, "Kitâbu’l-Cenâiz, Bâbu et-Tekbiru Ale’l-Cinazeh", hadis no: 656.

    عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ I أَنَّ رَسُولَ اللهِ H نَعَى النَّجَاشِيَّ فِي الْيَوْمِ الَّذِي مَاتَ فِيهِ، وَخَرَجَ بِهِمْ إِلَى الْمُصَلَّى فَصَفَّ بِهِمْ، وَكَبَّرَ عَلَيْهِ أَرْبَعَ تَكْبِيرَاتٍ.)) [ أخرجه البخاري ]

    Ebu Hureyre'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

    "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Necâşî'nin -Allah ona rahmet etsin- ölüm haberini öldüğü günde verdi. Sahâbe ile birlikte musallâya (namazgâha) gitti, orada saf bağlatıp dört tekbir getirerek cenâze namazını kıldırdı." (Buhârî, hadis no: 1333)

    Görüşün Bizim İçin Önemli