Arapçanın dışında başka bir dilde hutbe okumanın hükmü

Tanımlama

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn’in cevapladığı sorunun metni şöyledir:"Arapçanın dışında başka bir dilde hutbe okumanın hükmü nedir?"

Download
Site Yetkilisine Mesaj Yaz

Ayrıntılı açıklama

    Arapçanın dışında başka bir dilde hutbe okumanın hükmü

    ] Türkçe – Turkish – تركي [

    Muhammed b. Salih el-Useymîn

    Terceme : Muhammed Şahin

    Tetkik : Ali Rıza Şahin

    2013 - 1434

    حكم الخطبة بغير اللغة العربية

    « باللغة التركية »

    محمد بن صالح العثيمين

    ترجمة: محمد مسلم شاهين

    مراجعة: علي رضا شاهين

    2013 - 1434

    Soru:

    Arapçanın dışında başka bir dilde hutbe okumanın hükmü nedir?

    Cevap:

    Bu konuda doğru olan görüş, Cuma hutbesini okuyan hatibin orada hazır bulunanların anlamayacağı bir dilde hutbe okuması câiz değildir.

    Örneğin bu topluluk Arap değilse ve Arapçayı bilmiyorlarsa, hatip onlara kendi lisanıyla hutbe okur. Çünkü dil, onlara açıklama yapmanın bir aracıdır. Hutbeden amaç ise, Allah Teâlâ'nın koyduğu sınırları kullarına açıklamak, onlara öğüt vermek ve onları irşat etmektir. Ancak Kur’ân âyetlerinin Arapça olması, sonra topluluğun diliyle tefsir edilmesi gerekir.

    Allah Teâlâ’nın şu âyeti topluluğa kendi dilleriyle hitap edileceğine delâlet etmektedir:

    ﴿ وَمَآ أَرۡسَلۡنَا مِن رَّسُولٍ إِلَّا بِلِسَانِ قَوۡمِهِۦ لِيُبَيِّنَ لَهُمۡۖ فَيُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِي مَن يَشَآءُۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ ٤ ﴾ [ سورة إبراهيم الآية: ٤]

    "(Ey Nebi!) Biz, (Allah'ın emirlerini) onlara iyice açıklasın diye (senden önce) her elçiyi yalnız kendi kavminin diliyle gönderdik. Artık Allah dilediğini (doğru yoldan) saptırır, dilediğini de doğru yola iletir.O, (mülkünde) mutlak güç sahibidir, (her işinde) hikmet sahibidir."[1]

    Böylelikle Allah Teâlâ, açıklama aracının sadece muhatapların anlayacağı dille olacağını beyân etmiştir.

    & & & & & &

    [1] İbrahim Sûresi: 4

    Görüşün Bizim İçin Önemli