Hac kurbanı ile ilgili hükümler

Tanımlama

Bu makale, hac kurbanını kimin kesmesi gerekir? Hac kurbanı ne zaman kesilir? Hac kurbanının kesilme yeri neresi ve hangi gündür? Hac kurbanında vekâlet ve etinden tasaddukta bulunmak, deve ve sığıra yedi kişinin ortak olabilir, devenin sünnete göre kesilmesi nasıldır? Zaruret halinde kurbanlık hayvana binmenin ve onun sütünden sağmanın câizsir, kurbanlık hayvan hastalanır da ölmesinden korkulursa kesilebilir ancak sahibi etinden yiyemez, kurbanın etinden yemek ve etini saklamak câizdir gibi konulardan bahsetmektedir.

Download
Site Yetkilisine Mesaj Yaz

Ayrıntılı açıklama

    HAC KURBANI İLE İLGİLİ HÜKÜMLER

    ] Türkçe – Turkish – تركي [

    Muhammed b. Ahmed el-Ammârî

    Terceme : Muhammed Şahin

    Tetkik : Mehmet Salih Köse

    2012 - 1433

    أحكام الهدي

    « باللغة التركية »

    محمد بن أحمد العماري

    ترجمة: محمد مسلم شاهين

    مراجعة: محمد صالح كوسه

    2012 - 1433

    Kalemle insana bilmediğini öğreten Allah'a hamd olsun.Yine insanı yaratıp ona konuşmayı öğreten Allah'a hamd olsun. Hevâ ve arzusuna göre konuşmayan, konuşması vahyedilen vahiyden başka bir şey olmayan Muhammed'e salât ve selâm olsun.

    KİMİN HAC KURBANI (HEDY) KESMESİ GEREKİR?

    BİRİNCİSİ: TEMETTU' HACISININ HAC KURBANI KESMESİ GEREKİR.

    Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

    ﴿ ... فَمَن تَمَتَّعَ بِٱلۡعُمۡرَةِ إِلَى ٱلۡحَجِّ فَمَا ٱسۡتَيۡسَرَ مِنَ ٱلۡهَدۡيِۚ فَمَن لَّمۡ يَجِدۡ فَصِيَامُ ثَلَٰثَةِ أَيَّامٖ فِي ٱلۡحَجِّ وَسَبۡعَةٍ إِذَا رَجَعۡتُمۡۗ تِلۡكَ عَشَرَةٞ كَامِلَةٞۗ ذَٰلِكَ لِمَن لَّمۡ يَكُنۡ أَهۡلُهُۥ حَاضِرِي ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ ١٩٦ ﴾ [ البقرة: ١٩٦ ]

    "... Kim de hacca kadar umre ile faydalanmak isterse, kolayına gelen bir kurban kesmesi gerekir.Ama bulamazsa,hac günlerinde üç; döndüğünüz vakit yedi gün olmak üzere tam on gün oruç tutar. Bu, âilesi Mescid-i Haram'da oturmayanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah, azabı pek şiddetli olandır."[1]

    İKİNCİSİ: KIRAN HACISININ HAC KURBANI KESMESİ GEREKİR.

    İbn-i Ömer'den -Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

    (( فَلَمَّا قَدِمَ النَّبِيُّH مَكَّةَ، قَالَ لِلنَّاسِ: مَنْ كَانَ مِنْكُمْ أَهْدَى فَإِنَّهُ لاَ يَحِلُّ لِشَيْءٍ حَرُمَ مِنْهُ حَتَّى يَقْضِىَ حَجَّهُ، وَمَنْ لَمْ يَكُنْ مِنْكُمْ أَهْدَى فَلْيَطُفْ بِالْبَيْتِ، وَبِالصَّفَا وَالْمَرْوَةِ، وَلْيُقَصِّرْ، وَلْيَحْلِلْ، ثُمَّ لِيُهِلَّ بِالْحَجِّ، فَمَنْ لَمْ يَجِدْ هَدْيًا فَلْيَصُمْ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَةً إِذَا رَجَعَ إِلَى أَهْلِهِ.)) [ رواه البخاري ومسلم ]

    "Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke'ye geldiğinde insanlara şöyle buyurdu:

    - Sizden kimin kurbanı (hedyi) varsa, haccını tamamlayıncaya kadar ihramdan çıkmasın. Sizden kimin kurbanı yoksa Beytullah'ı tavaf etsin, Safa ve Merve arasında sa'yını yapsın, saçını kısaltsın ve ihramdan çıksın. Sonra hac için tekrar ihrama girsin. Kim kurban (hedy) kesme imkânı bulamazsa, hac sırasında üç gün, âilesine dönünce de yedi gün olmak üzere (on gün) oruç tutsun."[2]

    HAC KURBANI NE ZAMAN KESİLİR?

    Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

    ﴿... وَلَا تَحۡلِقُواْ رُءُوسَكُمۡ حَتَّىٰ يَبۡلُغَ ٱلۡهَدۡيُ مَحِلَّهُۚ ...﴾

    [ البقرة: ١٩٦ ]

    "... Kurban yerine varıncaya kadar, başlarınızı tıraş etmeyin..."[3]

    HAC KURBANININ KESİLME YERİ, BAYRAM GÜNÜ MİNÂ'DIR:

    Enes b. Mâlik'ten -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

    (( أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ H أَتَى مِنًى، فَأَتَى الْجَمْرَةَ فَرَمَاهَا، ثُمَّ أَتَى مَنْزِلَهُ بِمِنًى وَنَحَرَ، ثُمَّ قَالَ لِلْحَلَّاقِ: خُذْ، وَأَشَارَ إِلَى جَانِبِهِ الْأَيْمَنِ، ثُمَّ الْأَيْسَرِ ثُمَّ جَعَلَ يُعْطِيهِ النَّاسَ.)) [ رواه مسلم ]

    "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Minâ'ya geldi. Ardından Akabe cemresine gelip taşlarını attı, sonra Minâ'daki konakladığı yere geldi ve kurbanını kesti. Sonra berbere: Kes! dedi ve sağ yanını işaret etti. Sonra sol tarafını işaret etti, sonra (kesilen saçları) insanlara vermeye başladı." [4]

    Câbir b. Abdullah'tan -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in haccını anlatırken şöyle demiştir:

    (( ثُمَّ انْصَرَفَ إِلَى الْمَنْحَرِ فَنَحَرَ ثَلَاثًا وَسِتِّينَ بِيَدِهِ، ثُمَّ أَعْطَى عَلِيًّا فَنَحَرَ مَا غَبَرَ وَأَشْرَكَهُ فِي هَدْيِهِ، ثُمَّ أَمَرَ مِنْ كُلِّ بَدَنَةٍ بِبَضْعَةٍ فَجُعِلَتْ فِي قِدْرٍ فَطُبِخَتْ فَأَكَلَا مِنْ لَحْمِهَا وَشَرِبَا مِنْ مَرَقِهَا، ثُمَّ رَكِبَ رَسُولُ اللَّهِ H فَأَفَاضَ إِلَى الْبَيْتِ فَصَلَّى بِمَكَّةَ الظُّهْرَ.))

    [ رواه مسلم ]

    "... Sonra Minâ’da kurban kesilen yere giderek bizzat kendi eliyle 63 tane deve kesti. Sonra geri kalan develeri (37 deveyi) kesmesi için Ali’yi görevlendirdi. Bunun üzerine Ali geri kalanları (37 deveyi) kesti ve onu kurbanına ortak etti. Sonra kesilen her devenin etinden bir parça getirilip pişirilmesini ve bir kazana konulmasını emretti. Pişirildikten sonra etlerden hem Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, hem de Ali yedi ve etlerin suyundan da içtiler. Daha sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- devesine binerek Beytullah’a geldi ve İfâda tavafını yapıp, Mekke'de öğle namazını kıldı." [5]

    Cubeyr b. Mut'im'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

    (( كُلُّ فِجَاجُ مِنًى مَنْحَرٌ، وَفِى كُلِّ أَيَّامِ التَّشْرِيقِ ذَبْحٌ.)) [ رواه أحمد وابن حبان والبيهقي والبزار وصححه الألباني ]

    "Minâ'nın bütün vâdileri, kurban kesme yeridir ve Teşrik günlerinin hepsi, kurban kesme günleridir." [6]

    HAC KURBANI NEREDE KESİLİR?

    Câbir b. Abdullah'tan -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

    (( نَحَرْتُ هَا هُنَا وَمِنًى كُلُّهَا مَنْحَرٌ، فَا نْحَرُوا فيِ رِحَالِكُمْ.)) [ رواه مسلم ]

    "Ben, kurbanlarımı burada kestim ve Mina'nın her tarafı kurban kesme yeridir. O halde siz de kurbanlarınızı konakladığınız yerlerde kesin." [7]

    Câbir b. Abdullah ve Ebu Hureyre'den -Allah ikisinden de râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

    (( كُلُّ مِنًى مَنْحَرٌ، وَكُلُّ فِجَاجِ مَكَّةَ طَرِيقٌ وَمَنْحَرٌ.))

    [ رواه أبو داود وصححه الألباني ]

    "Minâ'nın her tarafı kurban kesme yeridir, Mekke'nin bütün vâdileri de yoldur ve kurban kesme yeridir." [8]

    HAC KURBANINI KESMESİ İÇİN VEKİL TAYİN ETMEK VE KURBAN ETİNDEN TASADDUKTA BULUNMAK:

    Ali'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

    (( أَمَرَنِى رَسُولُ اللَّهِ H أَنْ أَقُومَ عَلَى بُدْنِهِ، وَأَنْ أَتَصَدَّقَ بِلَحْمِهَا وَجُلُودِهَا وَأَجِلَّتِهَا، وَأَنْ لاَ أُعْطِىَ الْجَزَّارَ مِنْهَا، قَالَ: نَحْنُ نُعْطِيهِ مِنْ عِنْدِنَا.)) [ رواه البخاري ومسلم ]

    "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- (Vedâ haccında) kurbanlık develerinin kesim işiyle beni görev-lendirmiş ve benden kesilen kurbanların etini, derisini ve develerin üzerindeki çullarını tasaddukta bulunmamı emretti.Ayrıca kesilen kurbanların kasap ücretini de kurban etlerinden vermememi emrederek şöyle buyurdu:

    - Kurban kesme ücretini biz yanımızdan vereceğiz." [9]

    DEVE VEYA SIĞIRA YEDİ KİŞİ ORTAK OLABİLİR:

    Câbir b.Abdullah'tan -Allah ikisinden de râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

    (( خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ H مُهِلِّينَ بِالْحَجِّ، فَأَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ H أَنْ نَشْتَرِكَ فِي الْإِبِلِ وَالْبَقَرِ كُلُّ سَبْعَةٍ مِنَّا فِى بَدَنَةٍ.)) [ رواه مسلم ]

    "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte hacca niyet ederek yola çıktık.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- her yedimiz bir hayvanda olmak üzere deve ve sığıra ortak olmamızı bize emretti." [10]

    Câbir b.Abdullah'tan -Allah ikisinden de râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

    (( نَحَرْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ H عَامَ الْحُدَيْبِيَةِ الْبَدَنَةَ عَنْ سَبْعَةٍ وَالْبَقَرَةَ عَنْ سَبْعَةٍ.)) [ رواه مسلم ]

    "Hudeybiye yılında Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte deveyi de sığırı da yedi kişi adına kestik." [11]

    DEVE VEYA SIĞIR, KURBAN OLARAK BİR KİŞİ İÇİN KESİLEBİLİR:

    Câbir b. Abdullah'tan -Allah ikisinden de râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

    (( ذَبَحَ رَسُولُ اللَّهِ H عَنْ عَائِشَةَ بَقَرَةً يَوْمَ النَّحْرِ.)) [ رواه مسلم ]

    "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kurban bayramı günü Âişe -Allah ondan râzı olsun- adına kurban olarak bir sığır kesti." [12]

    DEVENİN SÜNNETE GÖRE KESİLİŞ ŞEKLİ:

    Enes b. Mâlik'ten -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

    (( نَحَرَ النَّبِيُّ H بَدَنَاتٍ بِيَدِهِ قِيَامًا.))

    [ رواه البخاري ]

    "Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, kurbanlık develeri ayakta oldukları halde kesti." [13]

    (( وَعَنِ بْنِ عُمَرَ L أَنَّهُ أَتَى عَلَى رَجُلٍ وَهُوَ يَنْحَرُ بَدَنَتَهُ بَارِكَةً فَقَالَ: ابْعَثْهَا قِيَامًا مُقَيَّدَةً سُنَّةَ نَبِيِّكُمْ H.)) [ رواه مسلم ]

    "İbn-i Ömer'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o, kurbanlık devesini çöktürmüş halde kesen bir adama uğradığında ona şöyle dedi:

    - Deveyi kaldır, onu (sol) ayağı bağlı olarak ayakta kes. Zirâ bu şekilde kurbanı kesmek, Peygamberiniz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünnetidir." [14]

    ZARURET HALİNDE KURBANLIK HAYVANA BİNMEK VE ONUN SÜTÜNÜ SAĞMAK CÂİZDİR:

    Enes b. Mâlik'ten -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

    (( مَرَّ رَسُولُ اللَّهِ H بِرَجُلٍ يَسُوقُ بَدَنَةً فَقَالَ: ارْكَبْهَا، فَقَالَ: إِنَّهَا بَدَنَةٌ، قَالَ: ارْكَبْهَا -مَرَّتَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا-.)) [ رواه مسلم ]

    "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, kurbanlık deve sevk eden bir adamın yanından geçti ve ona:

    - Deveye bin, diye buyurdu.

    Adam: Bu deve kurbanlıktır, dedi.

    Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- iki veya üç defa:

    - O deveye bin, buyurdu." [15]

    (( عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ I أَنَّهُ سُئِلَ عَنْ رُكُوبِ الْهَدْىِ فَقَالَ: سَمِعْتُ النَّبِيَّ H يَقُولُ: ارْكَبْهَا بِالْمَعْرُوفِ إِذَا أُلْجِئْتَ إِلَيْهَا حَتَّى تَجِدَ ظَهْرًا.))

    [ رواه مسلم ]

    "Câbir b. Abdullah'tan -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre ona kurbanlık hayvana binilip binilemeyeceği soruldu.

    O: Ben, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle derken işittim:

    - Zorda kaldığın zaman sırtına bineceğin başka bir hayvan buluncaya kadar kurbanlık hayvana ma'ruf bir şekilde bin."[16]

    KURBANLIK HAYVAN HASTALANDIĞINDA ÖLMESİNDEN ENDİŞE EDİLİRSE, ONU KESEBİLİR, FAKAT ETİNDEN YİYEMEZ:

    (( أَنَّ ذُؤَيْبًا أَبَا قَبِيصَةَ حَدَّثَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ H كَانَ يَبْعَثُ مَعَهُ بِالْبُدْنِ ثُمَّ يَقُولُ: إِنْ عَطِبَ مِنْهَا شَيْءٌ فَخَشِيتَ عَلَيْهِ مَوْتًا فَانْحَرْهَا، ثُمَّ اغْمِسْ نَعْلَهَا فِى دَمِهَا، ثُمَّ اضْرِبْ بِهِ صَفْحَتَهَا، وَلاَ تَطْعَمْهَا أَنْتَ وَلاَ أَحَدٌ مِنْ أَهْلِ رُفْقَتِكَ.)) [ رواه مسلم ]

    "Zueyb Ebu Kabîsa -Allah ondan râzı olsun-, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kurbanlık develeri benimle kendisiyle gönderir ve sonar şöyle buyururdu:

    - Eğer biri sakatlanır da ölmesinden korkarsan, onu derhal kes, nalını kanına bulaştır ve hörgücünün sağ tarafını onunla damgala. (Hac niyeti ile yolda bulunan) ne sen, ne de arkadaşlarından hiç kimse ondan yemesin!." [17]

    KURBAN ETİNDEN YEMEK VE ONDAN AZIK ALMAK:

    Câbir b. Abdullah'tan -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in haccını anlatırken şöyle demiştir:

    (( ثُمَّ انْصَرَفَ إِلَى الْمَنْحَرِ فَنَحَرَ ثَلَاثًا وَسِتِّينَ بِيَدِهِ، ثُمَّ أَعْطَى عَلِيًّا فَنَحَرَ مَا غَبَرَ وَأَشْرَكَهُ فِي هَدْيِهِ، ثُمَّ أَمَرَ مِنْ كُلِّ بَدَنَةٍ بِبَضْعَةٍ فَجُعِلَتْ فِي قِدْرٍ فَطُبِخَتْ فَأَكَلَا مِنْ لَحْمِهَا وَشَرِبَا مِنْ مَرَقِهَا، ثُمَّ رَكِبَ رَسُولُ اللَّهِ H فَأَفَاضَ إِلَى الْبَيْتِ فَصَلَّى بِمَكَّةَ الظُّهْرَ.))

    [ رواه مسلم ]

    "... Sonra Minâ’da kurban kesilen yere giderek bizzat kendi eliyle 63 tane deve kesti. Sonra geri kalan develeri (37 deveyi) kesmesi için Ali’yi görevlendirdi. Bunun üzerine Ali geri kalanları (37 deveyi) kesti ve onu kurbanına ortak etti. Sonra kesilen her devenin etinden bir parça getirilip pişirilmesini ve bir kazana konulmasını emretti. Pişirildikten sonra etlerden hem Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, hem de Ali yedi ve etlerin suyundan da içtiler. Daha sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- devesine binerek Beytullah’a geldi ve İfâda tavafını yapıp, Mekke'de öğle namazını kıldı." [18]

    KURBAN ETİNİ ÜÇ GÜNDEN FAZLA SAKLAMANIN YASAK OLMASI:

    Ali'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

    (( سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ H يَنْهَى أَنْ يُمْسِكَ أَحَدٌ مِنْ نُسُكِهِ شَيْئًا فَوْقَ ثَلَاثَةِ أَيَّامٍ.))

    [ رواه أحمد وغيره وصححه الألباني ]

    "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i, bir kimsenin kurban etini üç günden fazla tutmasını (saklamasını) yasakladığını işittim." [19]

    KURBAN ETLERİNİ ÜÇ GÜNDEN FAZLA SAKLAMANIN YASAK OLUŞUNUN HİKMETİ:

    Nubeyşe'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna o şöyle demiştir:

    (( إِنَّا كُنَّا نَهَيْنَاكُمْ عَنْ لُحُومِهَا أَنْ تَأْكُلُوهَا فَوْقَ ثَلاَثٍ لِكَيْ تَسَعَكُمْ فَقَدْ جَاءَ اللَّهُ بِالسَّعَةِ، فَكُلُوا وَادَّخِرُوا وَاتَّجِرُوا أَلاَ وَإِنَّ هَذِهِ الأَيَّامَ أَيَّامُ أَكْلٍ وَشُرْبٍ.)) [رواه أبو داود]

    "Ben,hepinize yetsin (kurban kesenlerle keseme-yenler et yemekte eşit olsunlar) diye kurban etlerini üç günden fazla yemenizi size yasaklamıştım. Artık Allah bolluk getirdiği (hayır çoğaldığı) için dilediğiniz zamana kadar yeyin, saklayın ve ondan tasaddukta bulunun. Biliniz ki bu günler, yeme ve içme günleridir." [20]

    KURBAN ETLERİNİ SAKLAMANIN CÂİZ OLUŞU VE HARAMLILIK HÜKMÜNÜN KALDIRILMASI:

    Câbir b. Abdullah'tan -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

    (( كُنَّا لَا نَأْكُلُ مِنْ لُحُومِ بُدْنِنَا فَوْقَ ثَلَاثٍ مِنًى، فَرَخَّصَ لَنَا النَّبِيُّ H فَقَالَ: كُلُوا وَتَزَوَّدُوا، فَأَكَلْنَا وَتَزَوَّدْنَا.)) [ رواه البخاري ]

    "Biz, kurban hayvanlarımızın etlerinden üç günden fazla yemezdik. Daha sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda bize izin vererek şöyle buyurdu:

    -(Kurban etlerinden dilediğiniz zamana kadar) yiyin ve saklayın.

    Bunun üzerine biz de bu etlerden yedik ve sakladık." [21]

    KURBAN ETLERİNİN, HACI VE UMRECİLERİN DIŞINDAKİ MEKKE'NİN FAKİRLERİNE GÖNDERİLMESİ:

    Âişe'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğu-na göre o şöyle demiştir:

    (( كَانَ رَسُولُ اللَّهِ H يُهْدِي مِنَ الْمَدِينَةِ فَأَفْتِلُ قَلاَئِدَ هَدْيِهِ، ثُمَّ لاَ يَجْتَنِبُ شَيْئًا مِمَّا يَجْتَنِبُ الْمُحْرِمُ.)) [ رواه مسلم ]

    "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kurbanını Medine'den yollarken, ben de O'nun kurbanının gerdan-lık­ iplerini bükerdim. Fakat ihramlının kaçındığı hiçbir şeyden kaçınmazdı." [22]

    Yine Âişe'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

    (( فَتَلْتُ قَلاَئِدَ بُدْنِ رَسُولِ اللَّهِH بِيَدَىَّ، ثُمَّ أَشْعَرَهَا وَقَلَّدَهَا، ثُمَّ بَعَثَ بِهَا إِلَى الْبَيْتِ، وَأَقَامَ بِالْمَدِينَةِ فَمَا حَرُمَ عَلَيْهِ شَيْءٌ كَانَ لَهُ حِلاًّ.)) [ رواه مسلم ]

    "Ben, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kurbanlıklarının gerdanlık­ iplerini kendi ellerimle büktüm. Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu gerdan-lıkları kendi elleriyle kurbanlıklara taktı ve gerdanlıklı olarak Beytullah'a gönderdi. Medine'de ikâmet ettiği sürece (kurbanı kesilinceye kadar) Allah'ın helal kıldığı hiçbir şey ona haram olmadı." [23]

    Yine Âişe'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

    (( أَهْدَى رَسُولُ اللَّهِ Hمَرَّةً إِلَى الْبَيْتِ غَنَمًا فَقَلَّدَهَا.)) [ رواه مسلم ]

    "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir defasında Beytullah'a hediye edilmek üzere boynuna gerdanlık taktığı bir koyunu kurban olarak gönderdi." [24]

    & & & & & &

    [1] Bakara Sûresi: 196

    [2] Buhârî ve Müslim

    [3] Bakara Sûresi: 196

    [4] Müslim

    [5] Müslim

    [6] Ahmed, İbn-i Hibbân, Beyhakî ve Bezzâr rivâyet etmişler, Elbânî de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

    [7] Müslim

    [8] Ebu Davud rivâyet etmiş, Elbânî de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

    [9] Buhârî ve Müslim

    [10] Müslim

    [11] Müslim

    [12] Müslim

    [13] Buhârî

    [14] Müslim

    [15] Müslim

    [16] Müslim

    [17] Müslim

    [18] Müslim

    [19] Ahmed ve başkası rivâyet etmiş, Elbânî de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

    [20] Ebu Davud

    [21] Buhârî

    [22] Müslim

    [23] Müslim

    [24] Müslim