Kar veya yağmur sebebiyle Cuma namazını terk etmenin hükmü

Tanımlama

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn’in cevapladığı sorunun metni şöyledir: \”Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kötü hava şartları sebebiyle Cuma namazını terk etmiş midir? Benim kasdetmiş olduğum kötü hava şartlarında kar kalınlığı 20 cm’dir\”.

Download
Site Yetkilisine Mesaj Yaz

Ayrıntılı açıklama

    Kar veya yağmur sebebiyle Cuma namazını terk etmenin hükmü

    ] Türkçe – Turkish – تركي [

    Muhammed b. Salih el-Useymîn

    Terceme: Muhammed Şahin

    Tetkik : Ali Rıza Şahin

    2012 - 1433

    ﴿ حكم ترك الجمعة بسبب الثلج أو المطر ﴾

    « باللغة التركية »

    محمد بن صالح العثيمين

    ترجمة: محمد شاهين

    مراجعة: علي رضا شاهين

    2012 - 1433

    Soru:

    Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kötü hava şartları sebebiyle Cuma namazını terk etmiş midir?

    Benim kasdetmiş olduğum kötü hava şartlarında kar kalınlığı 20 cm'dir.

    Cevap:

    Hamd, yalnızca Allah'adır.

    Birincisi:

    Sünnette, yağmur veya kar mazeretinden dolayı Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Cuma namazını terk ettiğine dâir hiçbir şey gelmemiştir. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, sadece yolculuk halinde Cuma namazını terk etmiştir.

    İkincisi:

    Sağanak yağmur yağması veya soğuk rüzgâr esmesi veyahut da insanlara eziyet veren ve Cuma namazına gitmeleri, kendilerine zor ve meşakkatli gelen karın yağması durumunda, Cuma ve cemaat namazını terk etmek câizdir.

    Nitekim İbn-i Abbas'ın -Allah ondan ve babasından râzı olsun- şu hadisi buna delildir:

    ((قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ L لِمُؤَذِّنِهِ فِي يَوْمٍ مَطِيرٍ: إِذَا قُلْتَ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ فَلَا تَقُلْ حَيَّ عَلَى الصَّلَاةِ، قُلْ: صَلُّوا فِي بُيُوتِكُمْ، فَكَأَنَّ النَّاسَ اسْتَنْكَرُوا، قَالَ: فَعَلَهُ مَنْ هُوَ خَيْرٌ مِنِّي، إِنَّ الْجُمْعَةَ عَزْمَةٌ، وَإِنِّي كَرِهْتُ أَنْ أُحْرِجَكُمْ فَتَمْشُونَ فِي الطِّينِ وَالدَّحَضِ.)) [ متفق عليه ]

    "İbn-i Abbas -Allah ondan ve babasından râzı olsun- yağmurlu bir günde müezzinine şöyle dedi:

    - (Ezân okurken) "Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah", dedikten sonra "Hayye ale's-salâh" deme. Namazlarınızı evlerinizde kılın, de.

    İnsanlar bu davranışı (onun bu sözünü) yadırgar gibi oldular.

    Bunun üzerine Abdullah b. Abbas -Allah ondan ve babasından râzı olsun- şöyle dedi:

    - Bunu benden daha hayırlı olan biri (Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-) yaptı. Cuma namazı farz olduğundan dolayı size sıkıntı vermek istemedim. O zaman çamurlu ve kaygan zemin üzerinde yürüyecek-tiniz (Şayet müezzinin: "Hayye ale's-salâh" demesine engel olmasaydım, onu işiten herkes hemen namaza gelir ve bu da ona zorluk verirdi. Bunun için müezzine: "Namazlarınızı evlerinizde kılın" diyerek insanların, yağmurun, farzı, ruhsata (izine) çeviren bir özür (mazeret) olduğunu bilmelerini istedim)."[1]

    İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin-, Sahih-i Müslim'in Şerhi'nde şöyle demiştir:

    "Bu hadis; yağmur ve benzeri bir özür (mazeret) sebebi ile Cuma namazının sâkıt olduğuna bir delildir. Bu görüş; hem bizim, hem de başkalarının mezhebidir (görüşüdür). Mâlik'ten -Allah ona rahmet etsin- buna aykırı bir görüş rivâyet edilmiştir. Doğrusunu Allah Teâlâ daha iyi bilir."

    Hanbelîler, Cuma ve cemaat namazını terk etmeyi mübah kılan özürlerden (mazeretlerden) birisinin de kar olduğunu söylemişlerdir.

    "Keşşâfu'l-Kinâ'"[2] kitabının yazarı el-Behûtî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

    "Yağmur, çamur, balçık, kar, buz veya karanlık bir gecede soğuk rüzgârdan eziyet ve zarar gören kimse,Cuma ve cemaat namazını terk etme konusunda mazeretli sayılır.

    Nitekim Abdullah b. Ömer -Allah ondan ve babasından râzı olsun- bu konuda şöyle demiştir:

    ((كَانَ رَسُولُ اللَّهِ H يَأْمُرُ مُؤَذِّنًا يُؤَذِّنُ ثُمَّ يَقُولُ عَلَى إِثْرِهِ: أَلَا صَلُّوا فِي الرِّحَالِ فِي اللَّيْلَةِ الْبَارِدَةِ أَوْ الْمَطِيرَةِ فِي السَّفَرِ.)) [ متفق عليه ]

    "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yolculuk sırasında soğuk veya yağmurlu bir gecede müezzine, ezânı bitirdikten sonra:

    - Namazlarınızı ikâmet ettiğiniz yerlerde (evlerinizde) kılın! diye söylemesini emrederdi."[3]

    İbn-i Mâce'nin sahih bir senedle rivâyet ettiği hadis ise şöyledir:

    ((كَانَ رَسُولُ اللَّهِ H يُنَادِي مُنَادِيهِ فِي اللَّيْلَةِ الْمَطِيرَةِ أَوِ اللَّيْلَةِ الْبَارِدَةِ ذَاتِ الرِّيحِ صَلُّوا فِي رِحَالِكُمْ.)) [ رواه ابن ماجه ]

    "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yağmurlu veya rüzgârlı soğuk bir gecede münâdisine (müezzinine): (Ezan okurken; “Hayye ale's-salâh, Hayye ale'l-felâh” dedikten sonra):

    - Namazlarınızı ikâmet ettiğiniz yerlerde (evlerinizde) kılın! diye seslenirdi."[4]

    Buhârî ve Müslim'in sahihlerinde İbn-i Abbas'tan -Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet olunan hadis ise şöyledir:

    ((قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ L لِمُؤَذِّنِهِ فِي يَوْمٍ مَطِيرٍ: إِذَا قُلْتَ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ فَلَا تَقُلْ حَيَّ عَلَى الصَّلَاةِ، قُلْ: صَلُّوا فِي بُيُوتِكُمْ، فَكَأَنَّ النَّاسَ اسْتَنْكَرُوا، قَالَ: فَعَلَهُ مَنْ هُوَ خَيْرٌ مِنِّي، إِنَّ الْجُمْعَةَ عَزْمَةٌ، وَإِنِّي كَرِهْتُ أَنْ أُحْرِجَكُمْ فَتَمْشُونَ فِي الطِّينِ وَالدَّحَضِ.)) [ متفق عليه ]

    "Abdullah b. Abbas -Allah ondan ve babasından râzı olsun- yağmurlu bir günde müezzinine şöyle dedi:

    - (Ezân okurken) "Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah", dedikten sonra "Hayye ale's-salâh" deme. Namazlarınızı evlerinizde kılın, de.

    İnsanlar bu davranışı (onun bu sözünü) yadırgar gibi oldular.

    Bunun üzerine Abdullah b. Abbas -Allah ondan ve babasından râzı olsun- şöyle dedi:

    - Bunu benden daha hayırlı olan biri (Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-) yaptı. Cuma namazı farz olduğundan dolayı size sıkıntı vermek istemedim. O zaman çamurlu ve kaygan zemin üzerinde yürüyecektiniz (Şayet müezzinin: "Hayye ale's-salâh" demesine engel olmasaydım, onu işiten herkes hemen namaza gelir ve bu da ona zorluk verirdi. Bunun için müezzine: "Namazlarınızı evlerinizde kılın" diyerek insanların, yağmurun, farzı, ruhsata (izine) çeviren bir özür (mazeret) olduğunu bilmelerini istedim)."[5]

    Müslim'in rivâyetinde ise şu fazlalık vardır:

    ((أَمَرَ ابْنُ عَبَّاسٍ L مُؤَذِّنَهُ فِي يَوْمِ جُمُعَةٍ فِي يَوْمٍ مَطِيرٍ: إِذَا قُلْتَ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ فَلَا تَقُلْ حَيَّ عَلَى الصَّلَاةِ، قُلْ: صَلُّوا فِي بُيُوتِكُمْ، فَكَأَنَّ النَّاسَ اسْتَنْكَرُوا، قَالَ: فَعَلَهُ مَنْ هُوَ خَيْرٌ مِنِّي، إِنَّ الْجُمْعَةَ عَزْمَةٌ، وَإِنِّي كَرِهْتُ أَنْ أُحْرِجَكُمْ فَتَمْشُونَ فِي الطِّينِ وَالدَّحَضِ.)) [ رواه مسلم ]

    "İbn-i Abbas -Allah ondan ve babasından râzı olsun- yağmurlu bir gün olan Cuma gününde müezzinine şöyle emretti:

    - (Ezân okurken) "Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah", dedikten sonra "Hayye ale's-salâh" deme. Namazlarınızı evlerinizde kılın, de.

    İnsanlar bu davranışı (onun bu sözünü) yadırgar gibi oldular.

    Bunun üzerine Abdullah b. Abbas -Allah ondan ve babasından râzı olsun- şöyle dedi:

    - Bunu benden daha hayırlı olan biri (Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-) yaptı. Cuma namazı farz olduğundan dolayı size sıkıntı vermek istemedim. O zaman çamurlu ve kaygan zemin üzerinde yürüyecektiniz."[6]

    Kar,buz ve soğuk hava da yağmur hükmündedir.

    Eğer karanlık bir gecede soğuk rüzgâr olursa, bu bir özür (mazeret) sayılır. Çünkü bu, yağmurun beklendiği bir zamandır."

    Karın, insanların pek çoğuna eziyet vermediği, onları işlerine gitmekten alıkoymadığı ve günlük ihtiyaçlarını gidermelerine engel olmadığı bilinen bir şeydir. Dolayısıyla kar, bu kimselerin Cuma namazını terk etmeleri için bir özür (mazeret) sayılmaz.Eğer kar onlara eziyet verir ve mescide gitmek onlara zorluk verirse, bu takdirde bu durum onlar için bir özür (mazeret) sayılır.

    Allah Teâlâ en iyi bilendir.

    & & & & & &

    [1] Buharî; hadis no: 901. Müslim; hadis no: 1128

    [2] c:1, s: 49

    [3] Buhârî ve Müslim

    [4] İbn-i Mâce

    [5] Buharî; hadis no: 901. Müslim; hadis no: 1128

    [6] Müslim

    Bilimsel kategoriler:

    Görüşün Bizim İçin Önemli