Hristiyanlığa, Mesîhîlik denilmesinin ve Hristiyana da Mesîhî denilmesinin hükmü

Tanımlama

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn’in cevapladığı sorunun metni şöyledir:" Hristiyanlığa, Mesîhîlik denilmesi ve hristiyana da Mesîhî denilmesi doğru mudur?"

Download
Site Yetkilisine Mesaj Yaz

Ayrıntılı açıklama

    Hristiyanlığa, Mesîhîlik denilmesinin ve Hristiyana da Mesîhî denilmesinin hükmü

    ] Türkçe – Turkish – تركي [

    Muhammed b. Salih el-Useymîn

    Terceme : Muhammed Şahin

    Tetkik : Ali Rıza Şahin

    2013 - 1434

    حكم إطلاق المسيحية على النصرانية والمسيحي على النصراني

    « باللغة التركية »

    محمد بن صالح العثيمين

    ترجمة: محمد مسلم شاهين

    مراجعة: علي رضا شاهين

    2013 - 1434

    Soru:

    Hristiyanlığa, Mesîhîlik denilmesi ve hristiyana da Mesîhî denilmesi doğru mudur?

    Cevap:

    Hristiyanların, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in gönderilmesinden sonra Mesîh -aleyhisselâm-'a nisbet edilmeleri doğru değildir. Eğer bu söz doğru olsaydı, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’e de îmân ederlerdi. Zirâ Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’e îmân etmeleri, Meryem oğlu Mesîh İsa -aleyhisselâm-'a îmân demektir.

    Çünkü Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

    ﴿ وَإِذۡ قَالَ عِيسَى ٱبۡنُ مَرۡيَمَ يَٰبَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ إِنِّي رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيۡكُم مُّصَدِّقٗا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيَّ مِنَ ٱلتَّوۡرَىٰةِ وَمُبَشِّرَۢا بِرَسُولٖ يَأۡتِي مِنۢ بَعۡدِي ٱسۡمُهُۥٓ أَحۡمَدُۖ فَلَمَّا جَآءَهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ قَالُواْ هَٰذَا سِحۡرٞ مُّبِينٞ ٦ ﴾ [ سورة الصف الآية: ٦]

    "(Ey Nebi! Hatırlar mısın) Meryem oğlu İsa: Ey İsrailoğulları! Ben, benden önce gönderilmiş olan Tevrat'taki şeyleri doğrulayıcı ve benden sonra gelecek olan Ahmed adındaki elçiyi de müjdeleyici olarak Allah'ın size gönderdiği bir elçisiyim, demişti. Fakat o (İsa'nın müjdelediği elçi Muhammed) açık delillerle gelince, bu apaçık bir sihirdir, dediler."[1]

    Meryem oğlu Mesîh İsa, onlara Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’i sadece onun getirdiği şeyleri kabul etmeleri için müjdelemiştir. Çünkü faydası olmayan bir şeyi müjdelemek,Ulu'l-Azm'den[2] bir elçi olan Meryem oğlu İsa’dan meydana gelmesini bir tarafa bırakın, en akılsız bir insanın bile yapması mümkün olmayan boş bir sözdür. Meryem oğlu İsa'nın, İsrâiloğullarına müjdelediği bu kişi, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’dir.

    "... Fakat o (İsa'nın müjdelediği elçi Muhammed) açık delillerle gelince, bu apaçık bir sihirdir, dediler." Sözü, Meryem oğlu İsa'nın müjdelediği elçinin geldiğine delâlet eder. Fakat onlar, onu inkâr ettiler ve bu apaçık bir sihirdir, dediler. Onlar, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’i inkâr ettikleri zaman bu, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’i müjdeleyen Meryem oğlu İsa'yı da inkâr etmek demektir. O zaman da onların İsa'ya nispet edilmeleri ve kendilerinin Mesîhîler olduklarını söylemeleri doğru değildir. Gerçekten öyle olsalardı, Meryem oğlu Mesih İsa'nın müjdelediği kişiye îmân ederlerdi. Çünkü Allah Teâlâ, Meryem oğlu İsa ve diğer elçilerden, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’e îmân etmeleri için kesin bir söz almıştır.

    Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

    ﴿ وَإِذۡ أَخَذَ ٱللَّهُ مِيثَٰقَ ٱلنَّبِيِّ‍ۧنَ لَمَآ ءَاتَيۡتُكُم مِّن كِتَٰبٖ وَحِكۡمَةٖ ثُمَّ جَآءَكُمۡ رَسُولٞ مُّصَدِّقٞ لِّمَا مَعَكُمۡ لَتُؤۡمِنُنَّ بِهِۦ وَلَتَنصُرُنَّهُۥۚ قَالَ ءَأَقۡرَرۡتُمۡ وَأَخَذۡتُمۡ عَلَىٰ ذَٰلِكُمۡ إِصۡرِيۖ قَالُوٓاْ أَقۡرَرۡنَاۚ قَالَ فَٱشۡهَدُواْ وَأَنَا۠ مَعَكُم مِّنَ ٱلشَّٰهِدِينَ ٨١ ﴾ [ سورة ال عمران الآية: ٨١]

    "Hani Allah, nebilerden: Ben size Kitap ve hikmet verdikten sonra elinizdekileri tasdîk eden bir elçi geldiğinde ona mutlaka inanıp yardım edeceksiniz, diye söz almış, kabul ettiniz ve bu ahdimi yüklendiniz mi? dediğinde, kabul ettik, cevabını vermişler, bunun üzerine Allah: O halde şahit olun; ben de sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim, buyurmuştu."[3]

    Onların elindekileri doğrulayıcı olarak gelen, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’dir.

    Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

    ﴿ وَأَنزَلۡنَآ إِلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ مُصَدِّقٗا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيۡهِ مِنَ ٱلۡكِتَٰبِ وَمُهَيۡمِنًا عَلَيۡهِۖ فَٱحۡكُم بَيۡنَهُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُۖ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَهُمۡ عَمَّا جَآءَكَ مِنَ ٱلۡحَقِّۚ ...﴾ [ سورة المائ‍دة من الآية: ٤٨]

    "(Ey elçi!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma..."[4]

    Kısaca söylemek gerekirse, Hristiyanların Meryem oğlu İsa Mesîh’e nispet edilmelerini, gerçek durum yalan-lamaktadır. Çünkü onlar, Meryem oğlu İsa Mesîh’in müjdesini inkâr etmişlerdir. Bu müjde, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’dir. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’i inkâr etmeleri, Meryem oğlu İsa’yı inkâr etmek demektir.

    & & & & & &

    [1] Saff Sûresi: 6

    [2] Ulu'l-Azm: Belâ ve zorluklara sabredip sebât gösterenler anlamındadır.

    [3] Al-i İmrân Sûresi: 81

    [4] Mâide Sûresi: 48

    Görüşün Bizim İçin Önemli