Duânın Fazîleti

Tanımlama

Bu, broşürde duânın fazîletini, şartlarını, âdâbını ve kabul sebeplerini, duânın kabul olunduğu vakitleri, hallerini ve duâ sırasında yapılan hataları bulacaksınız.

Ayrıntılı açıklama

Hamd, Allah'adır. Salât ve selâm da, Allah'ın elçisi Muhammed'e, âile halkına ve ashâbına olsun.

Duâ ve fazîleti hakkında özet olarak yazılan bu kitapçığı faydalı kılmasını ve amel defterlerimizin sevap hânesine yazmasını Allah Teâlâ'dan dilerim. Şüphesiz ki O, duâları hakkıyla işiten ve kabul edendir.

Allah Teâlâ'nın salât ve selâmı, Peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e, âile halkına ve ashâbına olsun. 

DUÂNIN FAZÎLETİ:

Allah Teâlâ, duânın fazîleti hakkında şöyle buyurmaktadır:

        ﭡﭢ                        [ سورة غافر الآية :60 ]

"(Ey insanlar!) Rabbiniz buyurdu ki: Yalnızca bana duâ edin (bana ibâdet edin) ki duânıza icâbet edeyim. Hiç şüphe yok ki bana ibâdet etmeyi bırakıp büyüklük taslayanlar, aşağılanarak (zelîl bir halde) cehenneme gireceklerdir."[1]

Başka bir âyette şöyle buyurmaktadır:

           ﯮﯯ          ﯴﯵ                  [ سورة البقرة الآية :186 ]

“(Ey Muhammed!) Kullarım beni sana sorarlarsa, onlara: (Benim onlara) yakın olduğumu, duâ edenin duâsına icâbet ettiğimi söyle. O halde kullarım da (emrettiklerimi yerine getirmek ve yasakladıklarımdan da sakınmak sûretiyle) bana itaat etsinler ve bana îmân etsinler. Umulur ki (dünya ve âhiret saadeti için) doğru yolu bulurlar.”[2]

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- de bu konuda şöyle buyurmaktadır:

{ الدُّعَاءُ، هُوَ الْعِبَادَةُ } ثُمَّ قَرَأَ:         ﭡﭢ      ﭤ ﭥ                [ سورة غافر الآية :60 ]  [ رواه الترمذي وأبو داود وابن ماجه وأحمد وصححه الألباني ]

"Duâ, ibâdetin tâ kendisidir." Sonra şu âyeti okudu: '(Ey insanlar!) Rabbiniz buyurdu ki: Yalnızca bana duâ edin (bana ibâdet edin) ki duânıza icâbet edeyim. Hiç şüphe yok ki bana ibâdet etmeyi bırakıp büyüklük taslayanlar, aşağılanarak (zelîl bir halde) cehenneme gireceklerdir." [3]

{ أَفْضَلُ الْعِبَادَةِ الدُّعَاءُ } [ رواه الترمذي وصححه الألباني ]

"İbâdetin en fazîletlisi, duâdır." [4]

{ لَيْسَ شَيْءٌ أَكْرَمَ عَلَى اللَّهِ تَعَالَى مِنْ الدُّعَاءِ } [ رواه الترمذي وصححه الألباني ]

"Allah Teâlâ'nın katında duâdan daha fazîletli bir şey yoktur."[5]

{ إِنَّ رَبَّكُمْ تَبَارَكَ وَتَعَالَى حَيِيٌّ كَرِيمٌ يَسْتَحْيِي مِنْ عَبْدِهِ إِذَا رَفَعَ يَدَيْهِ إِلَيْهِ أَنْ يَرُدَّهُمَا صِفْرًا } [ رواه أبو داود وصححه الألباني ]

"Rabbiniz Tebâreke ve Teâlâ çok hayâlı ve kerîm (O'ndan bir şey istemeden kendisi karşılıksız veren)dir. Mü'min kulu ellerini kendisine kaldırıp duâ ettiğinde, onun ellerini boş çevirmekten (duâsını kabul etmemekten) hayâ eder." [6]

 {لاَ يَرُدُّ الْقَضَاءَ إِلاَّ الدُّعَاءُ، وَلاَ يَزِيدُ فِي الْعُمْرِ إِلاَّ الْبِرُّ} [ رواه الترمذي وحسنه الألباني ]

"Kazayı duâdan başka bir şey geri çevirmez. Ömrü de iyilikten başka bir şey fazlalaştırmaz." [7]

{ مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَدْعُو اللهَ بِدَعْوَةٍ لَيْسَ فِيهَا إِثْمٌ وَلاَ قَطِيعَةُ رَحِمٍ إِلاَّ أَعْطَاهُ اللَّهُ بِهَا إِحْدَى ثَلاَثٍ: إِمَّا أَنْ تُعَجَّلَ لَهُ دَعْوَتُهُ، وَإِمَّا أَنْ يَدَّخِرَهَا لَهُ فِي الْآخِرَةِ، وَإِمَّا أَنْ يَصْرِفَ عَنْهُ مِنْ السُّوءِ مِثْلَهَا، قَالُوا: إِذًا نُكْثِرُ قَالَ: اللَّهُ أَكْثَرُ } [ رواه الترمذي وأحمد وصححه الألباني ]

  "Hiçbir müslüman yoktur ki, içerisinde bir günah veya sıla-i rahimi kesme (yakın akrabaya iyilikte bulunmayı terketme) olmayan bir duâyla Allah’a duâ etsin de Allah da ona üç şeyden birisini vermiş olmasın:

1. Ya duâsına icâbet ederek istediğini verir.

2. Ya âhiret için onu saklar (ecrini âhirette vermek için saklar).

3. Ya da dünyada onun benzeri bir belâyı ondan uzaklaştırır.”

(Sahâbe): O halde (büyük faydalarından dolayı) çokça duâ edelim mi? dediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki: Allah, duâlarınıza daha çok icâbet eder (duâlarınıza karşılık size vermiş olduğu lütuf ve ikramı daha fazladır).” [8]

{ إِنَّهُ مَنْ لَمْ يَسْأَلْ اللَّهَ تَعَالَى يَغْضَبْ عَلَيْهِ } [ رواه الترمذي وصححه الألباني ]

"Şüphesiz ki Allah Teâlâ, kendisinden istemeyene (kendisine yalvarmayana), gazaba gelir (hiddetlenir)." [9]

{ إِنَّ أَعْجَز النَّاس مَنْ عَجَزَ عَنْ الدُّعَاء، وَ أَبْخَل النَّاس مَنْ بَخِلَ بِالسَّلاَمِ } [ رواه الترمذي وصححه الألباني ]

"Şüphesiz ki insanların en âcizi, duâ etmekten âciz olanıdır. İnsanların en cimrisi de, selâm vermekten cimrilik yapandır." [10]

DUÂNIN ŞARTLARI, ÂDÂBI VE KABUL OLUNMASININ SEBEPLERİ:

1.        İhlas.

2.       Duâya, Allah Teâlâ'ya hamd-ü senâda bulunarak başlamak, ardından da Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’e salât ve selâmda bulunmak ve duâyı bu şekilde bitirmek.

3.       Duânın kabul olunacağına hiç şüphe etmeden inanmak.

4.       Duâda ısrar etmek ve kabul olunması için acele etmemek.

5.      Kalpten duâ etmek (zihni başka şeylerle meşgul etmemek).

6.      Hem bolluk, hem de darlık anlarında duâ etmek.

7.        Yalnızca Allah Teâlâ'dan istemek (yalnızca O'na yalvarmak).

8.      Âilesine, malına, çocuklarına ve kendisine bedduâ etmemek.

9.      Yüksek ses ile kısık ses arasında bir sesle duâ etmek.

10.    Duâda günahları itiraf etmek ve bu günahlar için Allah Teâlâ'dan istiğfarda bulunmak. Yine, Allah Teâlâ'nın kendisinin üzerindeki nimetlerini itiraf etmek ve bu nimetlere karşılık O'na şükretmek.

11.      Duânın kabul edildiği vakitleri aramak, duânın kabul olunduğu halleri, durumları ve yerleri bulmak için fırsatı değerlendirmekte acele etmek.

12.     Duâda kâfiyeli sözler kullanmaya çalışmamak.

13.    Duâda huşu içerisinde olmak, Allah Teâlâ'ya zelîl bir halde yalvarmak, O’nun rahmetini istemek ve O'nun azabından korkmak.

14.     Sâlih amelleri çokça yapmak. Çünkü sâlih ameller, duânın kabul olunmasının en büyük sebebidir.

15.    Hak sâhiplerine tevbe ile birlikte haklarını iâde etmek.

16.    Duâyı üç defa tekrarlamak.

17.    Duâda kıbleye yönelmek.

18.    Duâda elleri kaldırmak.

19.    Mümkünse duâdan önce abdest almak.

20.     Duâda haddi aşmamak.

21.     Duâ edenin, başkası için duâ ettiğinde önce kendisi için duâ etmesi.

22.    Duâ edenin, Allah Teâlâ'nın güzel isimlerini ve yüce sıfatlarını veya yaptığı sâlih bir ameli vesile kılarak duâ etmesi veyahut da hayatta olan sâlih birisinin kendisi için duâ etmesi.

23.    Farz ibâdetlerden sonra çokça nafile ibâdetlerle Allah Teâlâ'ya tevessülde bulunmak. Bu, duânın kabul olunmasının en büyük sebeplerindendir.

24.    Duâ edenin yediği, içtiği ve giydiği şeylerin helâl olması.

25.   Duâda, bir günah veya yakın akrabaya iyilikte bulunmayı kesmekle ilgili bir şeyin olmaması.

26.   Duâ edenin, mü’min kardeşlerine, özellikle de anne ve babasına, İslâm âlimlerine,Allah'ın sâlih kullarına ve kendini ibâdete verenlere duâ etmesi ve onlar hakkında iyi şeyler düşünmesi. Yine, düzelmeleri halinde, müslümanların da düzelmeleri beklenen yöneticilere ve dünyada zayıf bırakılan mazlum müslümanlara duâ etmesi.

27.     Duâda, büyük olsun, küçük olsun, her iyilik için Allah Teâlâ'ya duâ etmesi.

28.   Duâsında iyiliği emredip kötülükten sakındırması.

29.   Her türlü günahlardan uzak durması.

DUÂNIN KABUL OLUNDUĞU VAKİTLER, HALLER, YERLER VE DURUMLAR:

1.        Kadir gecesi.

Görüşün Bizim İçin Önemli