Mikat yerini geçen ve orada ihrama girmeyi unutan kimsenin, geldiği yöndeki mikat yerine tekrar dönmesi gerekir

Tanımlama

Değerli âlim Muhammed b.Salih el-Useymîn’in cevapladığı sorunun metni şöyledir: \”Uçakla umreye giden ve uçağın pilotu 20 dakika sonra mikat yerinin hizâsında olunacağını ilan ettiği halde uykuya kalan ve ancak uçak havaalanına indiğinde uykudan uyanabilen bir kimse, \”es-Seylu’l-Kebîr\” mikat yerine giderek oradan ihrama girdi ve umresini yaptı. Bu kimseye bir şey gerekir mi?\”.

Download
Site Yetkilisine Mesaj Yaz

Ayrıntılı açıklama

    Mikat yerini geçen ve orada ihrama girmeyi unutan kimsenin, geldiği yöndeki mikat yerine tekrar dönmesi gerekir

    ] Türkçe – Turkish – تركي [

    Muhammed b. Salih el-Useymîn

    Terceme : Muhammed Şahin

    Tetkik : Ali Rıza Şahin

    2012 - 1433

    ﴿ من تجاوز الميقات ونسي أن يحرم وجب عليه الرجوع إلى ميقاته ﴾

    « باللغة التركية »

    محمد بن صالح العثيمين

    ترجمة: محمد مسلم شاهين

    مراجعة: علي رضا شاهين

    2012 - 1433

    Soru:

    Uçakla umreye giden ve uçağın pilotu 20 dakika sonra mikat yerinin hizâsında olunacağını ilan ettiği halde uykuya kalan ve ancak uçak havaalanına indiğinde uykudan uyanabilen bir kimse, "es-Seylu'l-Kebîr" mikat yerine giderek oradan ihrama girdi ve umresini yaptı. Bu kimseye bir şey gerekir mi?

    Cevap:

    Hamd, yalnızca Allah'adır.

    Bu kimse, eğer Riyad halkından ise ve "es-Seylu'l-Kebîr" mikat yerine gidip oradan ihrama girmişse, kendisine bir şey gerekmez.Çünkü bu kimse kendi mikat yerinde ihrama girmiştir.

    Yok eğer Medine halkından ise,Medine halkının mikat yerine (Zulhuleyfe'ye) gitmesi ve oradan ihrama girmesi gerekir.Medine'ye gitmeyip "es-Seylu'l-Kebîr" mikat yerinden ihrama girerse, kendisine bir fidye (kurban) gerekir. Çünkü Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- mikat yerlerini tayin etmiştir.

    Nitekim Abdullah b. Abbas'ın -Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet ettiği hadiste o şöyle demiştir:

    ((وَقَّتَ النَّبِيُّ H لِأَهْلِ الْمَدِينَةِ ذَا الْحُلَيْفَةِ وَلِأَهْلِ الشَّأْمِ الْجُحْفَةَ وَلِأَهْلِ نَجْدٍ قَرْنَ الْمَنَازِلِ وَلِأَهْلِ الْيَمَنِ يَلَمْلَمَ هُنَّ لِأَهْلِهِنَّ وَلِكُلِّ آتٍ أَتَى عَلَيْهِنَّ مِنْ غَيْرِهِمْ مِمَّنْ أَرَادَ الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ فَمَنْ كَانَ دُونَ ذَلِكَ فَمِنْ حَيْثُ أَنْشَأَ حَتَّى أَهْلُ مَكَّةَ يُهِلُّونَ مِنْهَا.)) [ متفق عليه ]

    "Hiç şüphe yok ki Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine halkı için Zul-Huleyfe'yi, Şam halkı için el-Cuhfe'yi, Necd halkı için Karnu'l-Menâzil'i, Yemen halkı için ise Yelemlem'i mikat yeri tayin etti ve (şöyle buyurdu):

    -Mikatlar, hac ve umre yapmak isteyen (adı geçen) beldelerin halkları ile o beldelerin halklarından olmayıp o mikatlar üzerinden gelenler içindir. Bu mikatların sınırları içerisinde ikâmet eden ise, âilesinin bulunduğu yerden ihrama girer. Hatta Mekke halkı, Mekke'den telbiye getirerek ihrama girerler."[1]

    Medine halkından olmayıp da Medine halkına âit olan mikat yerine (Zulhuleyfe'ye) uğrayıp orayı ihramsız geçen kimse, Necd halkının, Necd halkına âit olan mikat yerine (es-Seylu'l-Kebîr'e) uğradıkları halde orayı geçip ihrama girmemeleri gibidir."[2]

    & & & & & &

    [1] Buhârî; hadis no: 1526. Müslim; hadis no: 1181

    [2] Muhammed b. Salih el-Useymîn; "Mecmû'u Fetâvâ İbn-i Useymîn"; c: 21, s: 309

    Görüşün Bizim İçin Önemli