Namazı terk eden veya terk ettiğinden şüphe edilen veyahut da durumu bilinmeyen bir kimsenin cenaze namazını kılmanın hükmü

Tanımlama

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn’in cevapladığı sorunun metni şöyledir: "Namazı terk eden veya terk ettiğinden şüphe edilen veyahut da durumu bilinmeyen bir kimsenin cenaze namazını kılmanın hükmü nedir? Cenaze sahibinin böyle bir cenazeyi namazı kılınsın diye getirmesi câiz midir?"

Download
Site Yetkilisine Mesaj Yaz

Ayrıntılı açıklama

    Namazı terk eden veya terk ettiğinden şüphe edilen veyahut da durumu bilinmeyen bir kimsenin cenaze namazını kılmanın hükmü

    ] Türkçe – Turkish – تركي [

    Muhammed b. Salih el-Useymîn

    Terceme : Muhammed Şahin

    Tetkik : Ali Rıza Şahin

    2013 - 1434

    حكم الصلاة على تارك الصلاة أو يشك في تركه أو تجهل حاله

    « باللغة التركية »

    محمد بن صالح العثيمين

    ترجمة: محمد مسلم شاهين

    مراجعة: علي رضا شاهين

    2013 - 1434

    Soru: 347

    Namazı terk eden veya terk ettiğinden şüphe edilen veyahut da durumu bilinmeyen bir kimsenin cenaze namazını kılmanın hükmü nedir?

    Cenaze sahibinin böyle bir cenazeyi namazı kılınsın diye getirmesi câiz midir?

    Cevap: 347

    Namaz kılmadığı bilinen bir kimse vefat ettiği zaman onun cenaze namazını kılmak câiz değildir. Âilesinin de onu cenaze namazını kılsınlar diye müslümanların önüne getirmesi helal değildir. Çünkü o kâfirdir, İslâm’dan çıkan bir mürteddir.Bu kimse için kabristanın dışında bir yerde bir çukur açılıp oraya atılması ve namazının kılınmaması gerekir.Çünkü onun hiçbir saygınlığı yoktur.Kıyâmet günü o, Firavun,Haman,Karun ve Ubey b. Halef ile birlikte haşr olacaktır.

    Durumu müslümanlarca bilinmeyen veya şüpheli olan kişiye gelince, onun namazı kılınır. Çünkü bizim için onun müslüman olmadığı açıklığa kavuşuncaya kadar onun müslüman olduğu asıldır. Fakat bir kimse bu ölü hakkında şüphe ediyorsa, dua ederken istisna yapması ve şöyle demesinde bir sakınca yoktur:

    "Allahım! Eğer mü’minse onu bağışla ve ona merhamet et."

    Çünkü duâda istisna, eşlerini zina ile suçladıkları halde dört şahit getiremeyen kimseler hakkında gelmiştir. Bir adam zinâ ile suçladığı eşini lanetlerken beşincisinde:

    "Yalan söylüyorsam, Allah’ın laneti benim üzerime olsun" der.

    Kadın da buna karşılık beşincisinde şöyle der:

    "Eğer o doğru söylüyorsa, Allah’ın gazâbı benim üzerime olsun."

    & & & & & &