Bırakın namazlarımızı Huşu İçerisinde Kılalım!!!

Download
Site Yetkilisine Mesaj Yaz

Ayrıntılı açıklama

    BIRAKIN

    NAMAZLARIMIZI HUŞU İÇERİSİNDE KILALIM!!!

    ] Türkçe [

    دعونا نخشع في صلاتنا

    [باللغة التركية ]

    Muhammed Şahin

    محمد بن مسلم شاهين

    Tetkik: Ümmü Nebil

    مراجعة: أم نبيل

    Rabva Semti İslâmî Dâvet Bürosu-Riyad

    المكتب التعاوني للدعوة وتوعية الجاليات بالربوة بمدينة الرياض

    1429 - 2008

    Hamd, Âlemlerin Rabbi olan Allah'adır. Salât ve selâm da, Allah'ın elçisi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in üzerine olsun.

    Kıymetli kardeşim!

    Hiç şüphesiz ki namaz, mü'minin kalbinin baharı, gözünün nûru ve gönül rahatlığıdır.

    Namaz, mü'min ile onun yaratıcısı Allah Teâlâ arasındaki bağdır.

    Namaz, işlerin zorlaştığı ve çetin olduğu anlarda mü'minin sığındığı bir ibâdettir.

    Namaza yönelmekle gönül huzura kavuşur ve mutlu olur.

    Nasıl olmasın ki?

    Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- sıkıntıya düştüğü ve başına bir şey geldiği zaman namaz kılardı.

    Nitekim namaz hakkında şöyle buyurmuştur:

    (( ... وَجُعِلَتْ قُرَّةُ عَيْنِي فِي الصَّلاَةِ. )) [ رواه أحمد والنسائي ]

    "Namaz, içimi ferahlatan ve beni sevindiren şey (gözümün nûru) kılındı."[1]

    Kıymetli kardeşim!

    Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ve onun ashâbı ile onlara güzellikle uyanların namazdaki hâlleri ve namaza gösterdikleri saygı, çok iyi bilinmektedir. Onların namaz sırasındaki halleri bir tarafa dursun, namaza başlamadan önce yaptıkları hazırlık ne kadar büyük idi. Çünkü onlar, namazın değerini gereği gibi biliyorlar ve ona gereği gibi saygı gösteriyorlardı. Bundan dolayıdır ki onlar, gönül rahatlıklarını ve âşinalıklarını namazda buluyorlar ve üzüntü ve kederlerini namazda gideriyorlardı.

    Günümüzde -bazıları müstesnâ- namaz kılanların hâllerini iyice düşünen birisi, acayip ve büyük bir gariplikler görecektir.İşte bu gariplikler, câmilerde cep telefonlarından çıkan melodilerin tâ kendisidir. Öyle ki imam tekbir alıp Kur'an okumaya başlar-başlamaz, cep telefonlarının melodileri câminin her tarafından yükselmekte, bu durum, namaz kılanın hem kendisini namazından alıkoymakta, hem de namaz kılan diğer müslümanlara açıkça eziyet etmektedir. Böylelikle bu kimse, namazın özü ve rûhu demek olan, huşûunu öldürmiş olmaktadır.Bilindiği gibi kalpler, dalgın ve unutkandırlar. O halde kalpler, daha fazla dalgın ve unutkan olurlarsa, hâlleri nice olur!!!

    Kıymetli kardeşim!

    Tuhaf olan namaz kılan kimsenin, namazda cep telefonu birkaç defa çaldığı halde, kapattığı takdirde bu hareketinin namazına bir zarar vereceği zannıyla, onu kapatmaya gayret etmemesidir. Oysa müslümanları rahatsız eden şeyi gidermek için namazda iken çalan cep telefonunu kapatmak, farzdır. İnsanı daha da hayrete düşüren şey, müslümanların câmilerine müzik seslerinin girmesidir. Bu durumu Allah Teâlâ'ya havâle ederiz. Allah'ın evleri olan câmilerde, İslâm dîninin en büyük rüknü olan namazda, Allah Teâlâ'nın kelâmı Kur'an okunurken ve müslümanlar Rablerine yönelmiş bir halde namazlarını kılarlarken, cep telefonlarındaki bu melodilerin onların huşûunu ortadan kaldırması, onların Allah Teâlâ'ya yönelmelerini bozması ve namaz kılanları rahatsız etmesidir.

    Allah'ın evlerine bu melodi ve zil seslerini sokan kimseden başka kim böyle büyük bir günahı yüklenir.

    Kıymetli kardeşim!

    Burada yazılandan kasıt, bu davranışın haram olduğunu gösteren delilleri sana hatırlatmaktır, sana hâkim olmak değildir.Delillerin bağlamında bu davranışın haram olduğunu göstermek ve Allah'ın evleri olan câmilere, kendi namazına ve müslüman kardeşlerine zulmeden bu davranışın sahibinin günahkâr olduğunu açıklamak içindir. Yoksa laf kalabalığı etmek değildir.

    Namaz kılan kimsenin câmiye girerken insanlarla bağlantısını kesmesi, namazına ve rabbine yönelmesi gerekir.

    Kıymetli kardeşim!

    Hiç şüphesiz ki namaz, sevaplarla donatmak ve günahları affettirmek için en hayırlı yerdir. Namazlarımızda çok gaflette olmamıza ve huşû duymamamıza rağmen, bizleri ondan alıkoyacak şeyler getirmekteyiz. Buna ilâve olarak, bu hareketimizle müslümanlara, hem câmilerinde, hem de namazlarında eziyet etmekteyiz.

    Bu sebeple kulun, namazlarında Rabbinden gereği gibi korkması ve câmiye girmeden önce cep telefonunu kapatmaya gayret etmesi gerekir. Müslümanın, dünyalık işleri için câminin dışında geçirdiği saatlere göre, câmide geçirdiği dakikalar nedir ki?

    Amellerimizin kabul olunması için, Allah Teâlâ'ya tam olarak yönelmemiz gerekmez mi?

    Kıymetli kardeşim!

    Bu davranışın haram olduğunu gösteren delilleri sana takdim ediyorum. Başarı, Allah Teâlâ'dandır:

    1. Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmaktadır:

    ﮋ ﮐ ﮑ ﮒ ﮓ ﮔ ﮕ ﮖ ﮗ ﮘ ﮙ ﮚ ﮛ ﮜ ﮊ [ سورة الأحزاب الآية : 58 ]

    "Mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, (söz veya fiil ile) hiçbir günah işlemedikleri halde eziyet edenler, bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir."[2]

    Tefsir âlimlerince belirlenen kaidelerden birisi de, âyetlerin iniş sebebine değil de lafzının umumî oluşuna itibar edilir. Bu sebeple bu davranışta bulunan kimseler, mü'minlere haksız yere eziyet etmek konusunda inen yukarıdaki âyete muhataptırlar. Bu durumdan Allah Teâlâ'ya sığınırız.

    2. İmam Ahmed Müsned'inde ve Ebû Dâvûd Sünen'inde, Ebû Saîd el-Hudrî'den -Allah ondan râzı olsun- sahih bir senedle rivâyet ettikleri hadiste, Ebû Saîd şöyle demiştir:

    (( اِعْتَكَفَ رَسُولُ اللهِ ﷺ‬ فِي الْـمَسْجِدِ، فَسَمِعَهُمْ يَجْهَرُونَ بِالْقِرَاءَةِ، فَكَشَفَ السِّتْرَ وَقَالَ: أَلاَ إِنَّ كُلَّكُمْ مُنَاجٍ رَبَّهُ، فَلاَ يُؤْذِيَنَّ بَعْضُكُمْ بَعْضًا، وَلاَ يَرْفَعْ بَعْضُكُمْ عَلَى بَعْضٍ فِي الْقِرَاءَةِ أَوْ قَالَ فِي الصَّلاَةِ.)) [ رواه أحمد و أبو داود ]

    "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mescid-i Nebevî'de itikafa girmişti., Mescidin içinde kendisine âit bir kubbede iken sahâbenin Kur'an okurken seslerini yükselttiklerini işitince, perdeyi kaldırdı ve buyurdu ki: 'Dikkat edin! Sizler, hepiniz Rabbinizle fısıldayarak konuşmaktasınız. Birbirinize eziyet etmeyin. Kur'an okurken veya namaz kılarken seslerinizi birbirinizin üzerine yükseltmeyin."[3]

    Kur'an okumak, zikirlerin en fazîletlisi ve Allah Teâlâ'nın kelâmı olduğu halde, birbirlerine eziyet ettikleri ve gürültü çıkardıkları için, sahâbe -Allah onlardan râzı olsun- Kur'an okurken seslerini yükseltmekten yasaklanıyorlarsa, bu zil seslerini ve melodileri câmiye sokan kimsenin hâli nice olur?

    Yine bu kimsenin namaz kılanlara eziyet verdiği için günahı nice olur?

    3. Müslim, Sahih'inde Ebû Hureyre'den rivâyet ettiği hadiste, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:

    (( لاَ تَصْحَبُ الْـمَلَائِكَةُ رُفْقَةً فِيهَا كَلْبٌ وَلاَ جَرَسٌ. )) [ رواه مسلم ]

    "Melekler, içerisinde köpek (av ve bekçi köpeği bunun dışındadır) veya zil sesi olan toplulukla asla beraber olmaz."[4]

    Müslim, yine Ebû Hureyre'den rivâyet ettiği hadiste, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:

    (( اَلْـجَرَسُ مَزَامِيرُ الشَّيْطَانِ. )) [ رواه مسلم ]

    "Zil sesi, şeytanın çalgı âletleridir. "[5]

    İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- Sahîh-i Müslim'in şerhinde bu konuda şöyle demiştir:

    "Meleklerden kasıt, rahmet ve istiğfar melekleridir.Yoksa hafaza melekleri (kulların amellerini kaydeden melekler) değillerdir."

    Meleklerin bu gibi şeylerden özellikle de bu melodilerden rahatsızlık duydukları konusunda bu hadis açıktır. O halde câmide Allah Teâlâ'nın kelâmı Kur'an ile şeytanın kavalları biraraya gelebilir mi?

    Hiç şüphe yok ki bu, tuhaf bir şeydir.

    Bundan dolayı müslümanın Rabbinden korkması ve Allah Teâlâ'nın evleri olan câmilere, bu zil seslerini ve melodileri sokmaması, Rahmân'ın melekleri ile kullarını rahatsız etmemesi gerekir. Aksi takdirde büyük bir günah yüklenmiş olur. Bu durumdan Allah Teâlâ'ya sığınırız.

    4. İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komisyonu, 20842 no ve 2.3.1420 hicrî tarihli fetvâsı: Komisyona tevcih edilen soruda şöyle denilmiştir:

    "Cep telefonlarının pek çoğunda müzikli melodiler bulunmaktadır. Cep telefonlarına normal zil sesinin yerine, bu melodileri kullanmanın hükmü nedir?

    İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komisyonu soruya şu cevabı vermiştir:

    "Telefon veya başka cihazlarda müzikli melodileri kullanmak câiz değildir. Çünkü -şer'î delillerin de gösterdiği gibi-, müzik âletlerini kullanmak haramdır. Müzikli melodilerin yerine normal zil sesi ile yetinilmesi gerekir. Başarı, Allah'tandır."

    Bu, İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komisyonu'nun, müzikli melodileri genel olarak kullanmanın haram oluşu hakkındaki fetvâsıdır. Peki müzikli melodileri câmide ve namaz sırasında kullanmanın hükmü nice olur!

    Hiç şüphe yok ki bunun günahı daha büyük olur. Yukarıda geçen sözden normal zil sesinin haram olduğu anlaşılmaz. Aksine faydası olduğundan dolayı câizdir.

    Son olarak, Allah Teâlâ'dan sözlediklerimiz ve işittiklerimizle bizlere fayda vermesini, bizleri sözü işitip en güzeline uyanlardan eylesin ve bizlere söz ve fiillerimizde ihlas, huşû, ağırbaşlı ve güzel davranışta bulunmayı nasip eylesin.

    Allah Teâlâ, Peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e, âile halkına ve ashâbına salât ve selâm eylesin.

    Not:

    İnsan, namazda ve câmide iken gelen telefona cevap verme imkânına sahip olmadığı halde, cep telefonunun sesini açık bırakmasının kendisine ne faydası olabilir dersiniz!!!

    [1] İmam Ahmed ve Nesâî, Enes b. Mâlik'ten -Allah ondan râzı olsun- rivâyet etmişlerdir.

    [2] Ahzâb Sûresi: 58

    [3] İmam Ahmed ve Ebû Dâvûd

    [4] Müslim

    [5] Müslim

    Görüşün Bizim İçin Önemli