Ramazan ayının girmesi münasebetiyle öğüt

Tanımlama

Bu makale, değerli âlim Abdulaziz b. Abdullah b. Baz’ın Ramazan ayı münasebetiyle İslâm ümmetine bir nasihatıdır.

Download
Site Yetkilisine Mesaj Yaz

Ayrıntılı açıklama

    RAMAZAN AYININ GİRMESİ MÜNASEBETİYLE BİR ÖĞÜT

    ﴿ نصيحة بمناسبة دخول شهر رمضان ﴾

    ] Türkçe – Turkish – تركي [

    Abdulaziz b. Abdullah b. Baz

    Terceme : Muhammed Şahin

    Tetkik : Ali Rıza Şahin

    2010 - 1431

    ﴿ نصيحة بمناسبة دخول شهر رمضان ﴾

    « باللغة التركية »

    عبد العزيز بن عبد الله بن باز

    ترجمة: محمد مسلم شاهين

    مراجعة: علي رضا شاهين

    2010 - 1431

    Soru:

    Ramazan ayı münasebetiyle İslâm ümmetine neler söyleyeceksiniz?

    Cevap:

    Allah’ın adıyla...

    Hamd, yalnızca Allah’adır. Salât ve selâm, Allah'ın elçisine, O'nun âile halkına, ashâbına ve O'nun yolundan gidenlerin üzerine olsun.

    Mübarek Ramazan ayının girmesi münasebetiyle dünyanın her yerinde bulunan müslüman kardeşlerime Allah Teâlâ'dan hakkıyla korkmayı (takvayı), her türlü iyilikte yarışmayı, karşılıklı olarak birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye etmeyi, iyilik ve takvâda birbirleriyle yardımlaşmayı, Allah Teâlâ'nın haram kıldığı diğer günahlardan her yerde ve özellikle de bu mübarek ayda sakınmayı öğütlüyorum. Çünkü bu ay büyük bir aydır, salih amellerin karşılığı bu ayda kat kat verilir ve farz oluşuna inanarak ve karşılığını Allah Teâlâ'dan isteyerek bu orucu tutan ve gece ibâdet eden kimsenin günahları affedilir.

    Çünkü Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

    (( مَنْ صَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ.))

    [ رواه البخاري ومسلم ]

    "Kim, (farz olduğuna) inanarak ve sevâbını Allah'tan ümit ederek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş (küçük) günahları bağışlanır."[1]

    Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- yine şöyle buyurmuştur:

    (( إِذَا دَخَلَ رَمَضَانُ فُتِّحَتْ أَبْوَابُ الْجَنَّةِ، وَغُلِّقَتْ أَبْوَابُ جَهَنَّمَ، وَسُلْسِلَتِ الشَّيَاطِينُ.)) [ رواه البخاري ومسلم ]

    "Ramazan girdiği zaman (kullara rahmeti yaklaştırmak için) cennet kapıları açılır, (kulları azaptan uzaklaştırmak için) cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur."[2]

    Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- yine şöyle buyurmuştur:

    (( الصِّيَامُ جُنَّةٌ، فَإِذَا كَانَ يَوْمُ صَوْمِ أَحَدِكُمْ فَلَا يَرْفُثْ، وَلَا يَجْهَلْ، فَإِنْ سَابَّهُُ أَحَدٌ أَوْ قَاتَلَهُ فَلْيَقُلْ: إِنِّي صَائِمٌ.)) [ رواه البخاري ]

    "Oruç, (cehennemden veya cehenneme götüren şehevî duygulardan koruyan) bir kalkandır. Bu sebeple sizden biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve câhillerin yaptığı hareketleri yapmasın. Birisi ona söver ve onunla kavga etmek isterse, ben oruçluyum, desin." [3]

    Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- yine şöyle buyurmuştur:

    (( يَقُولُ اللهُ -عَزَّ وَجَلَّ-: كُلُّ عَمَلِ ابْنِ آدَمَ لَهُ، اَلْحَسَنَةُ بِعَشْرِ أَمْثاَلِهاَ إِلىَ سَبْعِمِائَةِ ضِعْفٍ إِلاَّ الصَّوْمَ، فَإِنَّهُ ليِ وَ أَناَ أَجْزِي بِهِ، تَرَكَ شَهْوَتَهُ وَطَعاَمَهُ وَشَرَابَهُ مِنْ أَجْليِ، لِلصَّائِمِ فَرْحَتاَنِ: فَرْحَةٌ عِنْدَ فِطْرِهِ، وَفَرْحَةٌ عِنْدَ لِقاَءِ رَبِّهِ، وَلَخَلُوفِ فَمِ الصَّائِمِ، أَطْيَبُ عِنْدَ اللهِ مِنْ رِيحِ الْمِسْكِ.)) [ رواه البخاري ومسلم ]

    "Allah -azze ve celle- buyuruyor ki: Âdemoğlunun bütün amelleri kendisi içindir. İyilikler on katından yedi yüz katına kadar karşılık görür. Ancak oruç bundan müstesnâdır. Orucun benim için olması ve mükafatını da benim vermemin sebebi: Oruçlu yemesini, içmesini ve şehvetini benim için terk etmiştir. Oruçlu için iki sevinç (anı) vardır: Birincisi iftar ettiğinde (açlık ve susuzluğunun gitmesi ile) sevinir. İkincisi: (Âhiret günü) Rabbine kavuştuğunda (Rabbinin kendisine verdiği büyük sevap ile) sevinir.Andolsun ki oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir."[4]

    Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Ramazanın girişini ashabına müjdeler ve şöyle buyururdu:

    (( أَتَاكُمْ رَمَضَانَ ، شَهْرُ بَرَكَةٍ ، يَغْشَاكُمُ اللهُ فِيهِ ، فَيُنْزِلُ الرَّحْمَةَ ، وَيَحُطُّ الْخَطَايَا، وَيَسْتَجِيبُ فِيهِ الدُّعَاءَ ، وَيَنْظُرُ اللهُ تَعَالىَ إِلَى تَنَافُسِكُمْ فِيهِ ، وَيُبَاهِي بِكُمْ مَلَائِكَتَهُ ، فَأَرُوا اللهَ مِنْ أَنْفُسِكُمْ خَيْرًا، فَإِنَّ الشَّقِيَّ مَنْ حُرِمَ فِيهِ رَحْمَةَ اللهِ عَزَّ وَجَلَّ.)) [ رواه المنذري في الترغيب والترهيب والهيثمي في مجمع الزوائد ]

    "Size, bereket ayı olan Ramazan ayı geldi.Allah sizi bu ayda rahmetiyle kuşatır ve size bu ayda rahmetini indirir, günahları affeder, duâları kabul eder. Allah Teâlâ bu ayda hayırda yarışmanıza bakar ve meleklere karşı sizinle övünür. O halde Allah’a karşı kendinizi iyi gösterin. Çünkü bedbaht kişi, bu ayda Allah’ın rahmetinden mahrum bırakılan kimsedir."[5]

    Bir başka hadiste Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

    (( مَنْ لَمْ يَدَعْ قَوْلَ الزُّورِ وَالْعَمَلَ بِهِ وَالْجَهْلَ، فَلَيْسَ لِلهِ حَاجَةٌ فِي أَنْ يَدَعَ طَعَامَهُ وَشَرَابَهُ.)) [رواه البخاري ]

    "Kim yalan söylemeyi, yalanla iş görmeyi ve cehâleti terk etmezse, Allah'ın, onun yemesini ve içmesini bırakmasına (oruç tutmasına) ihtiyacı yoktur."[6]

    Ramazan ayının fazîletine ve bu ayda kat kat amel işlemeyi teşvik etmeye dâir pekçok hadis-i şerif vardır.

    Bu sebeple ben, müslüman kardeşlerime bu gün ve gecelerde istikamet üzere olmalarını ve her türlü hayırlı amellerde birbirleriyle yarışmalarını tavsiye ederim. Bu hayırlı amellerden bazıları şunlardır:

    Düşünüp anlayarak Kur’an’ı çokça okumak, bol bol Subhanallah, Elhamdulillah, La ilahe illallah, Allahu Ekber ve Estağfirullah demek, Allah Teâlâ'dan cenneti istemek, cehennemden O'na sığınmak ve diğer güzel duâları yapmak.

    Ayrıca kardeşlerime çokça sadaka vermelerini, fakirlere ve yoksullara iyilik yapmalarını, zekâtı çıkarıp hak sahiplerine vermelerini; bununla birlikte Allah’ın yoluna dâvete, bilgisizlerin bilgilendirilmesine önem vermelerini; yumuşakça, hikmet ve güzel bir üslupla iyiliği emredip kötülükten yasaklamalarını, her türlü kötülükten sakınmalarını ve Allah Teâlâ'nın:

    ﮋ ﯻ ﯼ ﯽ ﯾ ﯿ ﰀ ﰁ ﰂ ﮊ

    [ سورة النور من الآية: ٣١ ]

    "Ey müminler! Hep birlikte Allah’a tevbe edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz."[7]

    Ve Allah Teâlâ'nın:

    ﮋ ﰄ ﰅ ﰆ ﰇ ﰈ ﰉ ﰊ ﰋ ﰌ ﰍ ﰎ ﰏ ﰐ ﰑ ﰒ ﰓ ﰔ ﰕ ﰖ ﰗ ﰘ ﰙ ﰚ ﰛ ﮊ [ سورة الأحقاف الآيتان: ١٣ – ١٤ ]

    "Rabbimiz Allah’tır, deyip sonra da dosdoğru yaşayanlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. Onlar cennet ehlidirler. Yapmakta olduklarına karşılık orada ebedi kalacaklardır."[8]

    Emirleriyle amel ederek tevbeye sarılmalarını ve hak üzere sebat göstermelerini tavsiye ederim.

    Allah Teala, herkesi rızâsına uygun amellerde başarılı kılsın, herkesi fitnelerin yoldan çıkarmasından ve şeytanın kışkırtmasından korusun.

    Şüphesiz cömerttir, kerem sahibidir.[9]

    & & & & & &

    [1] Buhârî ve Müslim

    [2] Buhârî ve Müslim

    [3] Buhârî ve Müslim

    [4] Buhârî ve Müslim

    [5] el-Munzirî; "et-Terğîb ve't-Terhîb", el-Heysemî; "Mecmeu'z-Zevâid".Â

    [6] Buhârî, "Oruç kitabı", "Yalan söylemeyi ve yalanla iş görmeyi terk etmeyenin orucu hakkındaki bab", hadis no: 1903.

    [7] Nur: 31

    [8] Ahkâf Sûresi: 13-14

    [9] Mecmû' Fetâvâ Abdulaziz b. Abdullah b. Baz; c: 3, s: 147-148