Âdet ve loğusa olan kadınların oruç tutmalarının hükmü nedir?

Tanımlama

Değerli âlim Abdulaziz b. Baz’ın cevapladığı sorunun metni şöyledir: " Âdet ve loğusa olan kadınların oruç tutmalarının hükmü nedir? Âdet ve loğusa olan kadınlar, tutamadıkları orucun kazasını bir sonraki yılın Ramazan ayına ertelerlerse, onlara ne gerekir?"

Download
Site Yetkilisine Mesaj Yaz

Ayrıntılı açıklama

    Âdet ve loğusa olan kadınların oruç tutmalarının hükmü nedir?

    ﴿ ما حكم الصيام للمرأة الحائض والنفساء؟ ﴾

    ] Türkçe – Turkish – تركي [

    Abdulaziz b. Abdullah b. Baz

    Terceme : Muhammed Şahin

    Tetkik : Ali Rıza Şahin

    2010 - 1431

    ﴿ ما حكم الصيام للمرأة الحائض والنفساء؟ ﴾

    « باللغة التركية »

    عبد العزيز بن عبد الله بن باز

    ترجمة: محمد مسلم شاهين

    مراجعة: علي رضا شاهين

    2010 - 1431

    Soru:

    Âdet ve loğusa olan kadınların oruç tutmalarının hükmü nedir? Âdet ve loğusa olan kadınlar, tutamadıkları orucun kazasını bir sonraki yılın Ramazan ayına ertelerlerse, onlara ne gerekir?

    Cevap:

    Âdet ve loğusa olan kadınlar, âdet ve loğusalık günlerinde oruç tutmamaları gerekir. Âdet ve loğusalık hallerinde oruç tutmaları ve namaz kılmaları câiz değildir. Oruç tutsalar ve namaz kılsalar bile bu amelleri geçerli değildir. Fakat orucu kaza ederler, namazı ise kaza etmezler. Bunun delili şu hadistir:

    ((عَنْ مُعَاذَةَ قَالَتْ: سَأَلْتُ عَائِشَةَ فَقُلْتُ: مَا بَالُ الْحَائِضِ تَقْضِي الصَّوْمَ وَلَا تَقْضِي الصَّلَاةَ؟ فَقَالَتْ: أَحَرُورِيَّةٌ أَنْتِ؟ قُلْتُ: لَسْتُ بِحَرُورِيَّةٍ، وَلَكِنِّي أَسْأَلُ. قَالَتْ: كَانَ يُصِيبُنَا ذَلِكَ فَنُؤْمَرُ بِقَضَاءِ الصَّوْمِ، وَلَا نُؤْمَرُ بِقَضَاءِ الصَّلَاةِ.)) [ رواه البخاري ومسلم ]

    Muâze'den rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

    "Âişe'ye: Âdetli kadının, orucu kaza etmesinin ve namazı kaza etmemesinin sebebi nedir? Diye sordum.

    Âişe -Allah ondan râzı olsun- bana:

    -Sen Harûriyye misin? Diye sordu.

    Ben: Harûriyye değilim, fakat sadece soruyorum, dedim.

    Âişe -Allah ondan râzı olsun- dedi ki:

    - Biz, (Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- zamanında) âdet olurduk. Bunun üzerine (Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- tarafından) orucu kaza etmekle emrolunur, namazı ise kaza etmekle emrolunmazdık."[1]

    İslâm âlimleri -Allah onlara rahmet etsin-, -Âişe’nin -Allah ondan râzı olsun- zikrettiği hadiste olduğu gibi-, Allah’tan bir rahmet ve onlara kolaylık olsun diye, âdet ve loğusa olan kadınların orucu kaza etmek, namazı ise kaza etmemek gerektiği konusunda ittifak etmişlerdir. Çünkü namaz, günde beş defa tekrarlanan bir ibâdettir. Namazın kazasında onların üzerine bir zorluk ve meşakkat vardır. Orucu ise, yılda bir defa tutmak farzdır. O da Ramazan orucudur.Ramazan orucunu kaza etmekte ise, onlar üzerine bir zorluk ve meşakkat yoktur.

    Bir kadın, herhangi bir şer’î özürü olmadan Ramazan orucunun kazasını bir sonraki Ramazan orucuna kadar ertelerse, o orucu kaza etmekle birlikte bu amelinden dolayı Allah Teâlâ’ya tevbe etmesi ve her gün için bir yoksulu doyurması gerekir.

    Aynı şekilde hasta ve yolcu olan kimseler de herhangi bir şer’î özürü olmadan Ramazan orucunun kazasını bir sonraki Ramazan orucuna kadar ertelerse, o orucu kaza etmekle birlikte bu amelinden dolayı Allah Teâlâ’ya tevbe etmesi ve her gün için bir yoksulu doyurması gerekir. Fakat hastalık veya yolculuk hali bir sonraki Ramazan ayına kadar sürerse, hastalıktan iyileştikten veya yolculuktan döndükten sonra sadece kaza etmeleri gerekir. Her gün için bir fakiri doyurmaları gerekmez.

    & & & & & &

    [1] Buhârî ve Müslim

    Görüşün Bizim İçin Önemli